Özel Hukuk

Yemin

Yargılama Usulünde Yemin Müessesesi

Batı Hukuku ve İslam Hukuku da dahil olmak üzere farklı hukuk sistemlerinde düzenlenen yemin kavramı, Hukuk Muhakemelerinde taraf yemini ile tanık beyanını ve bilirkişi mütalaasını doğrulayan yemin (te’kid yemini) olmak üzere iki şekilde düzenlenmektedir.

Taraf Yemini

Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.

Taraf Yemini: taraflardan birinin, kendisinden kaynaklanan bir vakıanın (olgunun) doğru olup olmadığı hakkında, “namusu, şerefi ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerler üzerine” mahkeme huzurunda, usûlünce beyanda bulunmasıdır. Taraf yemini, hukuk muhakemelerinde kesin delil niteliğindedir.

Yeminin Konusu

MADDE 225
(1) Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Madde hükmünce, bir olgunun yemine konu olabilmesi için;
  • Olgu çekişmeli olmalıdır,
  • Olgu, tarafın kendinden kaynaklanıyor olmalıdır,
  • Olgu, davanın çözümü açısından önem arz etmelidir, şartlarının bir arada bulunuyor olması gerekmektedir.

Ek olarak hukuki uyuşmazlıkta, tarafın bir hususu bilmiş bulunması, o taraf için kendisinden kaynaklanmış vakıa olarak addedileceği hüküm altına alınmıştır.

MADDE 226
(1)Aşağıdaki hususlar yemine konu olamaz:
a) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar.
b) Bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller.
c) Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar.

Yemin Teklifi

MADDE 227
(1) Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir.
(2) Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez
Uyuşmazlığın çözümünde ispat yükünü taşıyan taraf, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Kendisine yemin teklif edilen kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez. Bu kapsamda, karşı taraf yemini edaya hazır bulunduğunu mahkemeye bildirinceye kadar yemin teklifinden vazgeçilebilir.
HMK 228. maddesi uyarınca, duruşmada bizzat hazır bulunmayan tarafa karşı yemin teklifinde bulunulursa, yemine ilişkin davetiye çıkarılacaktır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş (kabul) sayılacağı hususları açıkça yazılır.

Yemini Eda Etmek

Hukuk yargılamasında yemin, ancak tarafa teklif olunur ve ancak karşı tarafça “eda” edilir.

Yemin teklif edilen taraf, yemin ederse (eda), böylece yemin teklif eden tarafın ileri sürdüğü vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile kanıtlanmış olur.
Yeminin şekline ilişkin ise HMK 233. maddeyi incelemek yeterli olacaktır;
MADDE 233
(1) Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur.
(2) Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker.
(3) Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir.
(4) Sonra “Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?” diye sorar. O kimse de “Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” demekle yemin eda edilmiş sayılır.
(5) Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar.
  • Sağır ve dilsizler okuma&yazma biliyorlarsa, yemin hakkındaki beyanları imzalattırılmak suretiyle tutanak altına alınır. Okuma&yazma bilmeyen sağır ve dilsizler ise, işaret dilinden anlayan uzman bir bilirkişi aracılığı ile yemin ederler ve bu husus usulüne uygun şekilde tutanak altına alınır.
  • Yemin edecek kişi, mahkemeye gelemeyecek kadar hasta yahut özürlü/engelli ise, hakim, o kişiye bulunduğu yerde yemin ettirir. Zabıt katibi de hazır bulunur ve yemin tutanağa geçirilir.
  • Yargı çevresinin bulunduğu il içinde bulunan gerçek kişiler, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek mecburiyetindedir. Yargı çevresinin bulunduğu il dışında oturanlar ise; ses ve görüntü nakli mümkün ise, yemin bu şekilde yerine getirilir. Ses ve görüntü nakli mümkün değilse, kişiye istinabe yolu ile yemin ettirilir.

Yemini İade Etmek

Yemin için çağrılan taraf, duruşmaya gelir ancak yemin etmeyeceğini beyan ederek, kendisine yemin teklif edenin yemin etmesini teklif ederse iki sonuçtan biri gerçekleşecektir;

  • Kendisine yemin iade olunan taraf, yemin ederse, yemine konu vakıa kesin delille kanıtlanmış sayılır.
  • Kendisine yemin iade olunan taraf, yemin etmezse (yeminden kaçınırsa) yemine konu vakıanın mevcut olmadığını ikrar etmiş sayılır.

Yemin konusu vakıanın, tarafların her ikisinin şahsından kaynaklanan değil de, yalnızca yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyor olduğu hallerde yemin iade edilemez.

MADDE 230
(1)Yeminin konusunu oluşturan vakıa, her iki tarafın değil, yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez.

Yemin Etmemek

Usulünce yemin teklifinde bulunulan taraf, mazereti olmaksızın duruşmaya gelmezse yahut duruşmaya gelmekle birlikte yemin etmekten kaçınırsa (iade ya da eda etmezse) yemine konu vakıalar ikrar edilmiş sayılır.

MADDE 229
(1) Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
(2) Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.
Yalan yemin iddiası ile açılan ceza davası, hukuk davasına bekletici sorun yapılamaz. Buna karşın, ceza yargılaması neticesinde yalan yere yemin edildiği doğrultusunda hüküm elde edilmesi halinde, bu husus HMK 375. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmiştir.
Hukuk Muhakemesinde Yemin

Tanık ve Bilirkişi Yemini

Tanık ve Bilirkişi Yemini: Görülmekte olan bir hukuk davasında; tarafların tanık beyanı deliline başvurdukları hallerde, tanığın dinlenmesinden önce eda ettiği yemin yahut görülmekte olan bir hukuk davasında, çözümü hukuk dışında teknik bilgiyi gerektiren hususlarda, bilirkişinin mütalaasına başvurulması halinde bilirkişinin eda ettiği yemin türüdür. Tanık ve bilirkişi yemini, hukuk muhakemelerinde takdiri delil niteliğindedir.

Tanık Yemini

Sorulacak sorulara, hiçbir şey saklamadan doğru cevap vereceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.
Görülmekte olan bir davada taraflar “tanık beyanı” deliline dayanmış bulunurlarsa, tanıklar, mahkemece davetiye ile çağrılırlar. Çağrıya uyma zorunluluğu söz konusudur. Yasal ve muhik sebeplerle tanıklıktan çekinme hakkı bulunanlar, bu durumlarını tevsik ederek tanıklıktan çekinme haklarını kullanırlar. Yasal bir sebep göstermeden yahut çekinmeyi haklı gösterecek delili, yazılı ya da (duruşmada) sözlü olarak bildirmeksizin tanıklıktan çekinen kişi, mahkemece disiplin para cezasına mahkum edilebileceği gibi, iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsi yaptırımına da çarptırılabilir.
Dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmeyenler ile temyiz gücüne sahip olmayanlar yeminsiz dinlenirler. Dinlenilecek tanığın kimliği tespit edilir; tanıklık görevinin önemi ihtarlı olarak anlatılır. Yemin eda ettirilirken, hakim de dahil olmak üzere, yargılama salonundaki herkes ayağa kalkar.
Önemle belirtelim ki, yemin, tanığın dinlenilmesinden önce, tanığa eda ettirilir.
Tanığın yalan yere yemin ettiğinin sabit olması, yargılamanın iadesi nedenidir.

Bilirkişi Yemini

Bilirkişilik görevimi sadakat ve özenle, bilim ve fenne uygun olarak,tarafsız ve objektif bir biçimde yerine getireceğime, namusum,şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim.
Görülmekte olan bir davada, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraf talebi üzerine ya da re’sen bir bilirkişinin mütalaasının alınmasına karar verilebilir. Hakimler hakkındaki yasaklılık ve red sebepleri ile ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Haklı sebepler varsa, bilirkişinin kendisi de, kendisini reddedebilir. Bilirkişinin oy ve görüşü de takdiri delil olup, mahkemece serbestçe değerlendirilir.
Mütalaası takdiri delil olması yönüyle bilirkişiye mütalaasının doğruluğunun teyidi bakımından yemin edâ ettirilir.
Listelerde kaydedilmiş kişiler arasından görevlendirilen bilirkişiye, İl Adli Yargı Adalet Komisyonu huzurunda; mahkemece re’sen görevlendirilen bilirkişiye mahkeme huzurunda yemin eda ettirilir.
Bilirkişinin, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olduğu haller, Hukuk Muhakemeleri Yasasında yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmiştir.

 

Kaynakça
Etiketler
Tamamını Gör

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Başka Makale

Close
Close
Close