Özel Hukuk

Mirastan Iskat

Mirasçılıktan Çıkarma

Türk Medeni Kanunu 510 uncu ve devamı maddelerinde düzenlenen mirastan ıskat vasiyetçinin, saklı pay mirasçısını miras hakkından ve saklı payından uzaklaştırmaya yönelik gerçekleştirdiği tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Iskat kavramı saklı pay kapsamında yapılabilecek tasarrufa ilişkin istisna halidir. Saklı pay dışında kalan miras payı kapsamında, miras bırakanın tasarruf yetkisi olması sebebiyle, miras bırakan bu kapsamda ıskata gerek olmaksızın tasarruf edebilecektir.

Öncelikle ”saklı pay” kavramının kısaca tanımını yapmak gerekirse saklı pay, bir kimsenin mirasından mirasçısını yoksun bırakamayacağı, mirasçıya yasal olarak düşen miras payını ifade etmektedir. Saklı payı kabul ve tanzim eden hukuk düzenleri, bununla birlikte mirastan ıskat kavramını da benimsemişlerdir.

Vasiyetçinin saklı pay üzerinde tasarruf edememesi ve mirasçının söz konusu payı, miras bırakanın aksine tasarrufu olsa dahi elde etmesi, kimi hallerde hükmün taşıdığı gayeyi aşmaktadır. Bu hallerde mirastan ıskat hususu, aile bağlarını kuvvetlendiren ve bu yönde hizmet eden nitelik taşımaktadır.

Mirastan ıskat, medeni kanunumuza göre iki türlüdür. Bunlardan ilki Alelade Iskat (Cezai Iskat) diğeri ise Aciz Sebebiyle Mirasçılıktan Çıkarmadır. Cezai ıskatta, kanunda gösterilen sebeplerle mirasçı ile miras bırakan arasındaki sıkı ilişki ve bağı kopartan yahut zarar veren hallerin meydana gelmesi halinde, miras bırakan tek taraflı iradesi ile, mirasçıyı saklı payından uzaklaştırabilecektir. Aciz sebebiyle mirastan ıskat hali ise miras bırakanın mirasçının alt soyunu koruma gayesi ile gerçekleştirdiği ıskattır.

Mirastan ıskat türleri

ALELADE ISKAT

Kanunumuz, mirasçının belirli yakışıksız davranışları sebebiyle, mirasbırakan ile aralarındaki bağın kopması yahut zarar görmesi halinde, miras bırakanın ”Alelade Iskat” yoluyla, mirasçıyı mirasçılıktan çıkarma hakkını tanımıştır.

Alelade Iskat Sebepleri

Iskat sebepleri, Medeni Kanun 510 uncu maddesinde genel hüküm içersinde sayılmıştır. Burada önemli olan, ıskata sebep olan eylemin hukuka aykırı olması gerektiğidir. TMK kapsamında ıskat alelade ıskat sebepleri;

Mirasçının, miras bırakana veya miras bırakanın bir yakınına karşı ağır bir suç işlemesi

Türk Medeni Kanunu 510 uncu maddesi ilk fıkrasında, mirasçının miras bırakana yahut bir yakınına karşı ağır bir suç işlemesinin ıskat sebebi olduğu hüküm altına alınmıştır. Söz konusu durumda ki ”ağır suç” ibaresinin tespitinde, kıstas ceza hukuku prensipleri değil, Medeni Hukukun esaslarıdır. Şöyle ki; saklı pay kavramının varlık sebebini incelediğimizde, miras bırakan ile mirasçı arasındaki sıkı aile ilişkisi olduğunu görmekteyiz. Bu kapsamda mirasçının bahis konusu saklı payından uzaklaştırılması, miras bırakan ile aralarında olan sıkı ilişkinin zarar görmesiyle ilişkilidir.

İşlenen suçun ağırlığının tespiti, hakimin takdir yetkisi kapsamındadır.

Mirasçının, miras bırakana veya miras bırakanın aile üyelerine karşı, hukuken yükümlü olduğu aile hukuku görevlerini önemli ölçüde yerine getirmemesi

Türk Medeni Kanunu 510 uncu maddesi ikinci fıkrasında, mirasçının miras bırakan yahut aile bireylerine karşı yükümlü olduğu aile hukuku görevlerini önemli ölçüde yerine getirmemesi, ıskat sebebi kabul edilmiştir.

Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ağır ihlali, Medeni Kanun çeşitli hükümlerince sıkça karşımıza çıkmaktadır. Örneklendirmek gerekirse;

  • TMK 185 inci madde ve devamı hükümlerince, karı – koca arasındaki yükümlülükler
  • TMK 364 üncü madde hükmünce üst soy, alt soy ve kardeşler arasındaki nafaka yükümlülüğü bunlardan birkaçıdır.

Meydana gelen yükümlülüklerin ihlali hususunun ”önemli ölçüde” olup olmadığı kapsamında sınırlı bir şekilde hakimin takdir yetkisi mevcuttur.

Alelade Iskatın Şekli

Mirastan ıskat, tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Dolayısıyla, kanunda düzenlenen resmi vasiyetname, yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname ile, ilgili vasiyetname çeşitinin kanunen öngörülen şekline uyulmak şartıyla mirastan ıskat yapılabilmektedir.

Alelade Iskatın Sonuçları

Iskat edilen kişinin, mirasçılık sıfatı sona erer

Mirasbırakanın, mirastan tamamıyla ıskat ettiği kişilerin, mirasçılık sıfatı ortadan kalkmaktadır. Buna karşın kısmi ıskat hallerinde, ilgili kimsenin mirasçılık sıfatı devam etmektedir.

Iskat kişiseldir, ıskat edilenin alt soyunu etkilemez

TMK 511 inci madde ikinci fıkrasında ”Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.” ibareleri yer almaktadır. Bu kapsamda,

  • Iskat edilen mirasçının saklı paylı alt soyu olduğu halde, ıskat edilen mirasçının saklı payı alt soyu tarafından kendi saklı pay oranları doğrultusunda talep edilebilir olacaktır. Bununla birlikte kendi saklı pay oranları dışında kalan kısım, miras bırakanın tasarruf oranına eklenecektir. Miras bırakanın, tasarruf oranına eklenen kısım kapsamında tasarruf yetkisini kullanmadığı halde, söz konusu pay kalan yasal mirasçılar arasında taksim edilir.
  • Iskat edilen mirasçının saklı paylı alt soyu olmadığı taktirde, saklı pay oranının tamamı tasarruf oranına eklenecektir. Miras bırakanın söz konusu tasarruf yetkisini kullanmadığı halde, ilgili pay kalan yasal mirasçılar arasında taksim edilir.

Miras Bırakanın Affetmesi

Şüphesiz ki miras bırakanın ölüme bağlı tasarruf ile ıskat ettiği mirasçı, sonradan yapılan vasiyetname yahut miras sözleşmesi ile tekrar mirasçı atayabilecektir. Bununla birlikte, vasiyetname yahut miras sözleşmesi olmaksızın, affın söz konusu olduğu hallerde ıskatın geçerli kalıp kalmayacağı doktrinde tartışmalıdır.

Iskata İtiraz

Saklı pay kavramının, bir kimsenin mirasından mirasçısını yoksun bırakamayacağı, mirasçıya yasal olarak düşen miras payını ifade ettiğini ve ıskat kavramının da söz konusu saklı pay kapsamında istisna hali olduğunu belirtmiştik. Bu kapsamda mirasçının yasal payı olarak korunan saklı payının haksız şekilde ıskat yolu ile elinden alınabileceğinden hareketle, kanunumuz 512 inci maddesinde ıskat edilen mirasçıya itiraz etmek ve ıskatın iptalini isteme hakkını tanımıştır.

Iskat edilen tarafından itiraz

Esas olan ıskatın iptalinin talep hakkının, ıskat edilene ait olacağıdır. Mirastan ıskatın iptali davası diğer yasal ve atanmış mirasçılara karşı açılacaktır. Davada, davacı ıskatın yanlış olduğunu yahut ıskat sebebinin bulunmadığını iddia edecektir. Davalılar ise ıskat sebebinin doğruluğunu ispat etmek zorundadır.

Iskat edilenin alacaklıları tarafından itiraz

Iskat edilen borçlarını ödemekten aciz haldeyse veya iflas halindeyse ve ıskata itiraz etmemiş ise, somut olaya tenkis davasına ilişkin TMK 562 inci madde hükmü kıyas yoluyla uygulanabilecektir. Bu kapsamda ıskat edilenin alacaklıları, ıskat edilenin yerine tasarrufa itiraz edebilecek ve iptalini talep edebilecektir.hukuk davası nasıl açılır?

ACİZ SEBEBİYLE MİRASÇILIKTAN ÇIKARMA

Kanunumuz mirasbırakana, saklı paylı mirasçının borçlarını ödemekten aciz olduğu durumlarda, mirasçının çocuklarını korumak amacıyla ”aciz sebebiyle mirastan ıskat” yoluyla mirasçılıktan kısmen çıkarma hakkını tanımıştır. TMK 513 üncü maddesinde düzenlenen aciz sebebiyle mirastan ıskat, aslen alelade ıskat gibi, tam manasıyla mirastan çıkarmayı ifade etmemektedir.

Aciz Sebebiyle Iskatın Şartları

  • Iskat edilen saklı paylı mirasçının, miras bırakanın alt soyu olması gerekmektedir.
  • Iskat edilen mirasçının, borçlarını ödemekten aciz olması gerekmektedir.
  • Iskat edilen mirasçının doğmuş yahut doğacak çocuğunun olması gerekmektedir.
  • Iskatın, ölüme bağlı tasarruf ile yapılması gerekmektedir.
  • Yapılan ölüme bağlı tasarrufta, ıskat sebebinin gösterilmesi gerekmektedir.
  • Mirasçının saklı payının ıskat edilen yarısı, mirasçının çocuklarına tahsis edilmek zorundadır.

Aciz Sebebiyle Iskatın Sonucu

Aciz sebebiyle ıskatın mevcudiyeti halinde, mirasçının saklı payının yarısı mirasçının çocuklarına tahsis edilir. Bununla birlikte saklı payının kalan yarısı ise, mirasçının saklı payı niteliğini taşımaya devam edecektir.

Kaynak
Miras Hukuku | Prof. Dr. Zahit İmre & Prof. Dr. Hasan Erman
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

2 Yorum

  1. Saygılar Samet bey,
    Kızım evi terketti, emniyete bildirdik ancak kendisi reşit olması sebebiyle herhangi bir sonuç elde edemedik. Şu durumda eşimle birlikte kızımızın mirasçımız olmasını istemiyoruz. Bu mümkün mü?

    1. Sn. Musa K.
      Kanun koyucu sınırlı hallerde, mirasbırakanın saklı paylı mirasçılarını, mirasçılıktan çıkarmasını mümkün kılmıştır. Bunlar;

      1. Mirasçının, mirasbırakana yahut yakınlarından birine ağır bir suç işlemesi,
      2. Mirasçının, mirasbırakana yahut mirasbırakanın aile üyelerinden birine karşı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesidir.

      Şu durumda ikinci seçenek göz önünde bulundurulduğunda, kızınızın aile üyelerine karşı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyleyebilmek elimizdeki kısıtlı veriler ile mümkündür. Bu açıdan mirasçılıktan çıkarma (ıskat) müessesesi uygulama alanı bulacağı kanaatindeyim.
      Belirtmem gerekir ki mevcut durumunuzda bir avukattan hukuki yardım almanız yararınıza olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close