Özel Hukuk

Genel İşlem Koşulu Nedir?

SÖZLEŞMELERDE GENEL İŞLEM KOŞULLARI

Borçlar Hukukunun temelini bireysel sözleşmeler teşkil etmektedir. Bireysel sözleşme kavramı, taraflardan birinin önerisine karşılık, karşı tarafın bu öneriyi kabul etmesi yahut karşı öneride bulunup, öneride bulunan taraf ile irade uygunluğunun sağlanması suretiyle, tarafların anlaşma sağladığı sözleşmeleri ifade etmektedir.

Günümüzün gelişen ve değişen sosyo-ekonomik şartlarında,hükümleri taraflarca tartışılarak oluşturulan bireysel sözleşmelerin yanında katılım sözleşmeleri (İltihakı Sözleşmeler) olarak adlandırılan sözleşme türü de artan bir uygulamaya konu olmaktadır.

Katılım sözleşmelerinde, öneride bulunan taraf, ileride çok sayıda yapacağı benzer sözleşmelerde de kullanılmak üzere, sözleşmenin hükümlerini geniş ölçüde yahut tamamen, önceden, tek taraflı olarak hazırlamakta, karşı taraf ise önceden belirlenen bu hükümlerde değişiklik isteme olanağına sahip olmaksızın, yapılan öneriyi kural olarak aynen kabul etmek yahut sözleşmeyi yapmamak seçenekleriyle karşı karşıya bulunmaktadır.

Katılım sözleşmelerinde, öneride bulunan tarafın, ileride çok sayıda yapacağı benzer sözleşmelerde kullanacağından bahisle, önceden ve tek taraflı olarak belirlediği sözleşme hükümlerine genel işlem koşulları denir.

Uygulamada kitlelere sunulan mal yahut hizmete ilişkin sözleşmelerde, mal ve hizmeti sağlayan tarafın tip sözleşmeler hazırlaması ile, kötüye kullanımların meydana gelmesinin mümkün olduğu aşikardır. Şöyle ki, sözleşmeyi hazırlayan taraf kendi lehine, karşı taraf aleyhine düzenlemeler gerçekleştirebilecektir. Böyle bir durumda mal ve hizmet almak isteyen ve genelde daha zayıf durumda olan karşı taraf, ya bu maktu metin ile kendine dayatılan koşulları kabul edecek yahut mal ve hizmetten mahrum kalacaktır.

Genel İşlem Şartlarına Karşı Korumalar 

Yukarıda izah edilen sebeplerle uygulamada, öneride bulunan tarafın önceden hazırladığı “genel işlem koşulları”na karşı, pazarlık olanağı olmayan, çeşitli nedenlerle koşulları aynen kabul etmek durumunda olan karşı tarafı koruyacak yasal düzenlemelere yer verme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Meydana gelebilecek kötüye kullanımların önlenmesi amacıyla kanun koyucu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 5. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 20 ila 25. maddeleri arasında genel işlem koşullarına ilişkin çeşitli düzenlemeler getirmiştir.

  Yazılmamış Sayılma

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 5. maddesi 2. fıkrasına paralel olarak, Türk Borçlar Kanunu 21. maddesi uyarınca; “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” Dolayısıyla karşı tarafın menfaatine aykırı olarak genel işlem şartları düzenlenmiş ise, bu koşulların varlığını koruyabilmesi için karşı tarafın bu koşullar hakkında açıkça, tereddütte yer vermeyecek, kapsamlı şekilde bilgilendirilmiş olması ve karşı tarafın da bunları kabul etmiş olması gerekmektedir.

Bunun dışında aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılmaktadır.

Bir sözleşmeye ilişkin genel işlem şartlarının yazılmamış sayılması halinde, sözleşmenin genel işlem şartları dışındaki hükümleri Türk Borçlar Kanunu 22. maddesi gereğince geçerliliğini koruyacaktır ve genel işlem şartlarını düzenleyen taraf, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı bu sözleşmeyi diğer hükümlerle yapmayacak olduğunu ileri süremeyecektir.

  Aleyhe Yorum Yasağı

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 5. maddesi 4. fıkrasına paralel olarak, Türk Borçlar Kanunu 23. maddesine göre, bir sözleşmedeki genel işlem koşullarında yer alan hükümlerden birinin yahut bir kısmının anlamı açık veya anlaşılır değilse veya anlamı farklı şekillerde yorumlanmaya müsaitse, o hüküm, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine olacak şekilde yorumlanır.

Genel işlem koşullarının yorumlanmasına ilişkin olan bu düzenleme, gerekçesinde “Sözleşmeyi veya sözleşmedeki bir hükmü kaleme alanın, onu istediği gibi ifade etme olanağına sahip bulunması sebebiyle, kaleme aldığı metnin kendi aleyhine yorumlanmasına katlanması gerekir. Bir hükmü düşündüğü gibi yazmamış olan kişinin, ‘bu hüküm şöyle anlaşılmalıdır’ şeklinde sonradan yapacağı yorum haklı sayılmaz.”  görüşüne dayandırılmıştır.

  Aleyhe Değiştirme Yasağı

Türk Borçlar Kanunu 24. maddesine göre; “genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.”

Bu madde kapsamında düzenleyenin karşı taraf aleyhine tek yanlı düzenleme yapma yetkisinin asıl sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede tanınmasının önem arz etmediğinin altı çizilmiştir. Her ne kadar düzenleyene kendi lehine karşı taraf aleyhine düzenleme ve değişiklik yapabilme yetkisi tanınması kabul edilmemiş olsa da bunun tam tersi durumunda yani düzenleyene karşı taraf lehine değişiklik yapabilmesine olanak tanıyan kayıtlar geçerliliğini koruyacaktır.

  Aleyhe Hüküm Koyma Yasağı

Türk Borçlar Kanunu 25. maddesinde yer alan, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” ibareleri uyarınca, genel işlem koşullarına dürüstlük kuralına aykırı olarak karşı taraf aleyhine hükümler konulamayacaktır. Bu düzenlemede yer alan “dürüstlük kuralına aykırı olarak” nitelendirmesi, her somut olayda farklılık gösterecek, soyut bir kavramdır.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close