Özel Hukuk

Davaya Katılma

Asli Müdahale ve Fer'i Müdahale

Hukukumuzda dava, davacı ve davalı olmak üzere iki taraf sistemine göre kurulduğundan, davanın tarafı olmayan 3. kişiler hakkında yargılama neticesinde herhangi bir karar verilemeyecektir. Buna karşın kimi zaman dava sonunda verilecek hükümden etkilenecek olan kimselerin olağan olarak davaya katılmaları mümkündür. Bu katılma, asli müdahale ve fer’i müdahale olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Asli Müdahale

Asli müdahale kavramı, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen yahut tamamen hak iddia eden 3. kişinin, bu durumu ileri sürerek yargılamanın taraflarına karşı, aynı mahkemede yeni ve bağımsız bir dava açmasını ifade etmektedir. Bu kapsamda asli müdahale, gerçekte kişinin açılmış davaya müdahalesi olmayıp, davanın taraflarına karşı açılmış bağımsız bir dava olarak tanımlanmaktadır.

Koşulları

  • Görülmekte olan dava yahut çekişmesiz yargı işi olmalıdır.
  • Görülmekte olan dava yahut çekişmesiz yargı işinde hüküm verilmemiş olmalıdır.
  • Hak iddia eden kişinin (asli müdahil) davada taraf olmayıp, üçüncü kişi olması gerekmektedir.
  • Asli müdahilin dava ve taraf ehliyetine sahip olması gerekir.
  • Dava konusu istem, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerine kısmen yada tamamen hak iddia edilmesine yönelik olmalıdır.

Usulü

Asli müdahale, üçüncü kişinin yükümlülüğü değil, ona tanınan bir olanaktır. Bu kapsamda, asli müdahale talebinde bulunmak kişinin kendi tasarrufundadır.
Asli müdahale isteminde, görevli ve yetkili mahkeme; ilk davanın görülmekte olduğu mahkemedir. Açılan asli müdahale davası, asıl yargılama ile birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Talebe ilişkin dilekçede, olağan dava dilekçesine ek olarak asli müdahale talep edilen dava belirtilir. Asli müdahale talebi neticesinde, istemde bulunandan başvurma, karar ve ilam harcı alınır. Bunun dışında davanın açılması sürecine ilişkin ”Dava Nasıl Açılır” başlıklı makalemi inceleyebilirsiniz.

hukuk davası nasıl açılır?

Sonuçları

Asli müdahale, yukarıda da belirttiğim üzere ayrı ve bağımsız bir davadır, dolayısıyla tarafların birinin yanında davaya katılma söz konusu değildir. Bu sebeple;

  • Fer’i müdahilden farklı olarak, asli müdahil taraftır ve dava sonunda onun hakkında da karar verilir.
  • Mahkeme birlikte yürütülen yargılama sonucunda iki dava hakkında da ayrı ayrı hüküm kurar ve iki dava neticesinde verilen hükme karşı ayrı ayrı yasa yoluna başvurulur.
  • Asli Müdahale ile zamanaşımı kesilir.

Mevcut davanın tarafları, asli müdahale davasında zorunlu dava arkadaşı durumundadırlar. Buna karşın söz konusu zorunlu dava arkadaşlığı, yalnızca davanın açılışı bakımından önem arz etmektedir, taraflar dava devam ederken birlikte hareket etmek zorunda değildir.

Fer’i Müdahale

Fer’i müdahale, taraf sıfatı olmayan üçüncü kişinin, davada haklı çıkmasında hukuksal yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla davada yer almasını ifade etmektedir. Bu kapsamda fer’i müdahale, asli müdahalenin aksine kişinin açılmış olan davaya müdahalesi niteliğindedir.

Fer’i müdahil, asli müdahilin aksine davada taraf değil, taraf yardımcısı niteliğindedir. Daha farklı bir ifade ile fer’i müdahil, davaya müdahalesi ile taraf sıfatını kazanmaz. Bunun doğal bir sonucu olarak fer’i müdahilin, kendisine ait bir takip yetkisi bulunmamakta, yanında katıldığı tarafa ait takip yetkisini kullanmaktadır.

Koşulları

  • Görülmekte olan bir davanın olması gerekmektedir.
  • Tahkikat sona ermemiş olmalıdır.
    Asli müdahale hüküm verilinceye kadar yapılabilirken, fer’i müdahale niteliği gereği tahkikat sona erinceye kadar mümkündür.
  • Davaya katılan kişinin, davanın tarafı olmaması gerekir.
    Bu kapsamda; zorunlu dava arkadaşları fer’i müdahil olamazken, ihtiyari dava arkadaşlarının her birinin davasının bağımsız olması sebebiyle, birbirinin davalarına fer’i müdahil olmaları mümkündür.
  • Müdahil, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalıdır.
  • Müdahilin davaya katılmasında hukuksal yararı bulunmalıdır.
  • Müdahil Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşı ise teminat göstermesi gerekmektedir.
Çekişmesiz yargıda fer’i müdahale mümkün değildir.

Usulü

  1. Üçüncü kişinin dilekçe ile mahkemeye başvurması gerekmektedir. Dilekçede, yanında katılmak istenilen tarafın, müdahale sebebinin ve bunun dayanaklarının gösterilmesi gerekmektedir.
  2. Asli müdahalenin aksine fer’i müdahalede, müdahale isteminde bulunandan yalnızca katılma (başvuru) harcı alınır.
  3. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Davanın davalının yokluğunda görülmesi, o tarafa katılarak davaya müdahale etmeye engel teşkil etmemektedir.
  4. Mahkeme, dilekçenin taraflara tebliğini takiben, tarafların düşüncelerinin alınmasından sonra olumlu yahut olumsuz bir karar vermek zorundadır.
Müdahale talebinin kabul edilmesi, üçüncü kişinin yanında katılmak istediği tarafın kabul yahut itiraz etmesine bağlı değildir.

Müdahale talebinin reddi yahut kabulü kararı hukuksal niteliği bakımından ara karardır. Bu sebeple, karara karşı tek başına kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.

Sonuçları

Müdahale talebinin kabulü halinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilecektir. Bu kapsamda;

  • Davada o aşamaya kadar yapılan usulü işlemlerde bir değişiklik yapamaz.
  • Müdahale talebinin kabulünden önce yapılan işlemlere itiraz edemez ve yenilenmesini talep edemez.
  • Öncesinde yapılan iddia ve savunmalar ile sunulan deliller ve ikrar ile bağlıdır.

Fer’i Müdahil davada taraf değildir. Müdahil, taraf yardımcısı olup, yanında katıldığı taraf ile birlikte hareket eder. Bu sebeple;

  • Fer’i müdahil verilen hükmü tek başına kanun yoluna götüremez.
  • Yargılama neticesinde, katıldığı tarafla arasında meydana gelecek rücu hakkına ilişkin dava dışında, fer’i müdahile yönelik hüküm verilemez.
  • Asıl taraf kanun yoluna başvurma hakkından feragat etmişse, fer’i müdahil de kanun yoluna başvuramaz.
  • Fer’i müdahil ile dava tarafının işlemleri arasında çelişki olması halinde, fer’i müdahilin gerçekleştirdiği işlemler geçersiz kabul edilir.
  • Asıl taraf, müdahilin gerçekleştirdiği işlemleri geçersiz kılabilir. Tarafın, söz konusu işlemlere karşı sessiz kalması, işlemleri taraf açısından da bağlayıcı hale getirir.

Fer’i müdahil, niteliği gereği asıl tarafın yararına aykırı işlemler tesis edemez. Bu sebeple;

  • Davayı geri alamaz.
  • Asıl tarafın aleyhine ikrarda bulunamaz.
  • Karşı tarafın dava ve yahut savunmasını genişletmesine rıza gösteremez.
  • Islah yoluna başvuramaz.

Bunların dışında fer’i müdahilin, dava konusu üzerinde maddi hukuka ilişkin bazı işlemleri tek başına yapması yasaklanmıştır. Bunlar;

  • İstem sonucunu daraltamaz yahut genişletemez.
  • Karşı dava açamaz.
  • Dava konusunu başkasına devredemez.
Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına sav ve savunma araçlarını ileri sürebilir. Asıl tarafın bir işlemi tesis etmemesi, fer’i müdahilin de o işlemi yapamayacağı anlamına gelmemektedir. Bu sebeple örneğin, asıl taraf ileri sürmese dahi fer’i müdahil, anayasaya aykırılık iddiasında bulunabilir.
Kaynak
Avukatlar ve Hakimler için Medeni Usul Hukuku | İsmail Ercan
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close