Özel Hukuk

Bedelsiz Çekin Faktoring Firmasına Temlik Edilmesi

Öncelikle “bedelsiz çek” ile “faktoring” kavramlarını tanımlamakta yarar görmekteyim.

Bedelsiz Çek; çekin kısmen yahut tamamen borçlu tarafından ödenmesi veya ödeme yerine kaim olan herhangi bir nedenle, senetteki miktarın borçludan talep edilememesi anlamını taşımaktadır. Senedin bedelsiz kalması ifadesi ise, borcun kısmen veya tamamen ödenmesi yükümlülüğünün ortadan kalkması anlamını taşımaktadır.

Faktoring; firmaların mal ve hizmet satışlarından doğan yurt içi ve yurt dışı vadeli alacaklarının faktoring şirketi tarafından temlik alınarak garanti, alacak ve tahsilat yönetimi, finansman hizmetlerinin bir arada sunulduğu komple bir finansman yöntemidir.

Keşide edilen bir senedin vadesini müteakip ödemesinin talep edilmesi halinde, senedin kambiyo senedi vasfına haiz olup olmaması, alacaklı sıfatını taşıyan kimsenin senedin keşidesini sağlayan asıl ilişkide taraf olup olmaması, hukuk aleminde çeşitli sonuçlar meydana getirmektedir.

Şöyle ki; kambiyo senetlerinde (çek, bono, poliçe), senedin düzenlenmesini takiben asıl ilişkiden bağımsız olarak bir kambiyo ilişkisi meydana gelmektedir. Bunun sebebi ise, senedin ticari hayatta güven teşkil etmesini (tedavül kabiliyeti) sağlamaktır. Meydana gelen bu bağımsız kambiyo ilişkisi dolayısı ile, asıl borç ödenmiş olsa dahi, kambiyo senedini elinde bulunduran hamil tahsilat yapabilecektir. Meğer ki kambiyo senedinin hamili asıl borç ilişkisinin tarafı olmasın. Nitekim asıl ilişkinin tarafı olan kimse tarafından bedelsiz senedin kullanılması 5237 sayılı Kanun’un 156. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir.

Buna paralel olarak ticari faaliyet sırasında keşide edilen bedelsiz çekin, alacaklı firma tarafından faktoring firmasına temlik edilmesi, temlik alan faktoring firması tarafından tahsile yönelik takibat yapılmasını da teknik olarak mümkün kılmaktadır.

Uygulamada sıklıkla teminat, ön ödeme yahut sair sebeple verilen senetlerin karşılığı edim ifa edilmeksizin, çeşitli sebepler doğrultusunda senetlerin faktoring firmalarına temliki söz konusu olmakta ve senet keşidecisi aleyhine hukuki bir durum ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki; keşideci ticari ilişkilerinden kaynaklı güvene dayalı olarak düzenlediği senet karşılığında elde etmesi gereken menfaati elde etmemiş olmasına karşın, kendisinden ilgili senede ilişkin ödeme talep edilmektedir.

Faktoring firmalarının işleyişi hakkında düzenlemeler içeren 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu 9. maddesinde ve paralel düzenlemeler içeren yönetmelikte “şirketin yapamayacağı iş ve işlemler” sayılmış olup; üçüncü fıkrada yer alan düzenlemeye göre; faktoring şirketinin devir aldığı alacak, bir kambiyo senedinden kaynaklanıyor olsa dahi firma, alacağı doğuran temel ilişkiye ait fatura veya benzeri belgelere dayandırmalıdır.

Düzenlemeye göre; faktoring işlemini / hizmetini talep eden kişi olan müşteri, borçlu ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca malları sevk etmiş, hizmetleri ifa etmiş olmalı ve borçlunun herhangi bir kesinti, mahsup veya karşı alacak hakkı olmaksızın fatura bedelinin tamamı için yükümlü olduğuna dair güvence vermelidir.

Müşterinin alacaklarını devir ve satın alarak, karşılığında nakit ödeyen şirket olarak tanımlanan factor ise, müşterinin malı teslim ederek, fatura suretlerini sunması üzerine derhal alacağın % 80-90’ını ödemekle yükümlü olup, bunun yanında, üçüncü şahıs borçluların kredi değerini sıkı bir şekilde kontrol etmek, müşterisine pazar ve üretim politikaları hakkında bilgi vermek ve alacaklara ilişkin muhasebeyi yapıp, ticari defterleri tutmak gibi görevleri vardır.

Kanun koyucunun kıymetli evrak hukuku kapsamında yer alan düzenlemelerin aksine alacağın temliki işleminin fiktif olmamasını teminen öngördüğü bu istisnai hal sonucunda, soyut borç ikrarını içeren senet niteliğinde olan kambiyo senetleri, faktoring firmalarına temlik edilmesi halinde talepte bulunan firma açısından asıl borç ilişkisi ile bağlantılı bir hal almaktadır.

Açıklanan istisnai hal sebebiyle bedelsiz bir çekin, alacaklı tarafından faktoring firmasına temlik edilmesi varsayımında; faktoring firması tarafından alacağın fatura benzeri belgelerle delillendirilememesi halinde, borcun oluşmadığının tespiti menfi tespit davası açılmak suretiyle sağlanacaktır.
Hukuki takibat sürecinde bir avukattan hukuki yardım alınması zorunlu olmamakla birlikte, hak kaybı yaşanmaması adına gereklidir.

İçtihat

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2014/16857

K. 2015/3068

T. 5.3.2015

MENFİ TESPİT DAVASI ( Çekin Karşılığında Davacıya Verilmesi Gerekli Malların Teslim Edilmediği – Bedelsizlik Def’inin Çek Temlik Alan Davalı Faktoring Şirketine Karşı da İleri Sürülebileceği )

ÇEKİN BEDELSİZ KALMASI ( Menfi Tespit Davası – Çekin Karşılığında Davacıya Verilmesi Gerekli Malların Teslim Edilmediği/Bedelsizlik Def’inin Çek Temlik Alan Davalı Faktoring Şirketine Karşı da İleri Sürülebileceği )

BEDELSİZLİK DEF’İNİN ÇEKİ TEMLİK ALAN FAKTORİNG ŞİRKETİNE KARŞI İLERİ SÜRÜLEBİLMESİ ( Menfi Tespit Davası – Çekin Karşılığında Davacıya Verilmesi Gerekli Malların Teslim Edilmediği )

ÖZET : Dava menfi tespit talebine ilişkindir. Davaya konu çekin karşılığında davacıya verilmesi gereken malların teslim edilmediği, böylece çekin bedelsiz kaldığı, bedelsizlik def’inin çeki temlik alan davalı Faktoring Şirketi’ne karşı da ileri sürülebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmelidir.

DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekin de aralarında bulunduğu bir kısım çeklerin müvekkilince dava dışı E. Ö.’e müvekkiline teslimi taahhüt edilen zeytinler karşılığında verildiğini, ancak adı geçen kişi tarafından malların verilmediğini, davaya konu çekin de bedelsiz kaldığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin her türlü araştırmayı yaparak temlik işlemini gerçekleştirdiğini, daha önce de yapılan temlik işlemi üzerine davacının çek bedelini ödediğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olup şahsi def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile E. Ö.’in davaya dahil edilmesini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere göre, davaya konu çekin karşılığında davacıya verilmesi gereken malların teslim edilmediği, böylece çekin bedelsiz kaldığı, bedelsizlik def’inin çeki temlik alan davalı Ş… Faktoring Şirketi’ne karşı da ileri sürülebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

SONUÇ : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close