Özel Hukuk

Aile Konutu

Aile Konutu Nedir?

Aile konutu kavramı 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu terminolojisiyle hukuk hayatımıza girmiş olan kavramlardan olup, kanunun gerek evliliğin genel hükümlerini, gerek mal rejimlerini, gerekse mirasın paylaşımını düzenleyen hükümleri arasında yer almış olan önemli bir kavram olmasına karşın, kanunda aile konutu kavramına ilişkin bir tanıma yer verilmemiştir.

Ancak Türk Medeni Kanunu’nun gerekçesinde kavrama ilişkin bir tanıma yer verilmiş olup, aile konutu gerekçede “ eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı, anılarla dolu bir mekân” olarak tanımlanmıştır.

Türk Medeni Kanunu’nun gerekçesi dışında aile konutu kavramı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 11.06.2002 tarih ve 2002/7 sayılı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu konulu genelgesinde I/3. maddesinde “eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve düzenli yerleşim amacıyla kullandıkları mekân” olarak tanımlanmıştır.

Aile Konutu

AİLE KONUTUNUN UNSURLARI

4702 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda kavramın tanımlanmamış olması sebebiyle, doktrinde kavramın farklı tanımlarının yer almasının yanında, aile konutu kavramının unsurları kapsamında da görüş ayrılıkları yer almaktadır. Bununla birlikte, burada söz konusu unsurlardan genel kabul gören;

  • Resmi evlilik birliği ile bir araya gelmiş aile
  • Ailenin yaşadığı ortak konut

Olmak üzere 2 unsuru inceleyeceğim.

Aile

Aile konutundan bahsedilebilmesi için, eşler arasında geçerli bir evlilik birliğinin kurulmuş olması şart olup, aile konutu, resmen evli olan karı kocanın birlikte yaşadıkları ortak konutu ifade etmektedir. Evlilik birliği ve aile kavramları, devletin hukuk sisteminde ki aile hukuku kurallarına göre belirlenmiş olan evlilik sözleşmesinin kurulmasıyla oluşur.

Medeni Kanunun bu kısmında yer alan aile kavramı, eşler ve çocuklardan meydana gelen çekirdek aile kavramına karşılık gelmektedir.

Aile konutunun unsurlarından kabul ettiğimiz aile kavramı dolayısıyla, aile konutundan söz edilebilmesi için, geçerli bir evlilik birliğinin mevcudiyeti aranmaktadır. Bu sebepten ötürü; evliliğin ölüm, boşanma ve sair sebeplerle sona ermesi halinde evlilik birliği ve buna bağlı olarak konutun aile konutu olma niteliği son bulacaktır.

Konut

Konut kavramı akla genellikle ev ve bina şeklindeki yapılar getirmekle beraber, konut tanımında yer alan az çok kapalı ve güvenlikli olma niteliğini taşıyan ve barınmaya elverişli başka taşınır ya da taşınmazlar da konut olarak değerlendirilmektedir. Ancak, bir konutun aile konutu olduğundan söz edilebilmesi için, niteliğinden çok, eşlerce sürekli olarak aile yaşamının merkezi haline getirilerek, aileye özgülenmiş olması ve bu özgülemenin sadece soyut niyet noktasında kalmayıp, dışarıdan bakıldığında üçüncü kişilerce de objektif olarak bilinebilir olması gerekmektedir. Bu ise konutun fiilen kullanılması ile mümkün olacaktır.

aile konutu kavramı

AİLE KONUTU ŞERHİ

Aile yaşamı için son derece önemli olan yaşanılan konutun, mülkiyet hakkına sahip olan eşin diğer eşin rızası olmadan devretmesi veya bir hakla sınırlandırması; kira sözleşmesi ile sağlanmış bir aile konutu söz konusuysa, sözleşmenin tarafı olan eşin diğer eşin rızası olmadan bu sözleşmeyi feshetmesi, ailenin mutluluğu ve geleceğine önemli ölçüde zarar verir ve toplumsal yapıyı bozacaktır. Bu durumun önüne geçmek adına hukuk sistemimizde aile konutu şerhi ile aile konutu üzerinde hak sahibi olan eşin tasarrufları, diğer eşin rızasına bağlanmıştır.

Aile konutu şerhi ile aile konutu olarak kullanılan gayrimenkule ilişkin kira sözleşmesi yahut mülkiyet hakkı, malik veya taraf olmayan eşin rızası olmadıkça devredilemez, konut üzerindeki haklar sınırlanamaz. Ailenin menfaati söz konusu olduğu hallerde, rıza göstermeyen eş için diğer eş hakim müdahalesi talep edebilir.

T.C.  Başbakanlık  Tapu  ve  Kadastro  Genel  Müdürlüğü’nce  çıkarılan 1.6.2002  tarih  ve  2002/7  No’lu  genelge uyarınca, tapu kütüğüne aile konutu şerhi, malik olmayan eşin talebi ile verilebilecektir. Şöyle ki; evlilik birliğinin resmen devam ettiğini ispatlayan belge ile ilgili konutta beraber yaşandığını ispatlayan muhtardan alınabilecek ikametgahın mevcudiyeti halinde tapu müdürlüğüne yapılan başvuru neticesinde bu şerh verilebilecektir.

Aile konutuna ilişkin hukuki güvenceler; evlilik ölüm, boşanma, iptali ve sair sebeplerle sona erinceye yahut şerh kaldırılıncaya kadar devam edecektir.

Kaynak
TBBDergisi
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close