Özel Hukuk

Adi Şirket

Adi şirket, basit günlük hukuki ilişkilerden karmaşık ilişkilere kadar uygulamada karşılaşılabilecek ortaklık türüdür. Mevzuatta, adi şirketin önemini ve uygulamasını arttıran çeşitli düzenlemeler söz konusudur. Bunlardan en önemlisi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 126. maddesinde bulunan, adi şirket hükümlerinin belirli bir sırada ticaret şirketlerine de uygulanacağını gösteren düzenlemedir. 

Adi Şirket Nasıl Kurulur

Adi şirketin kurulması, kurucuların aralarında sözleşme yapmaları ile gerçekleşir. Kanunda, sözleşme için bir geçerlilik şartı öngörülmemiştir. Açık yahut örtülü irade beyanı ile kurulabilir. Buna karşın ortaklar, sözleşmenin belirli şekilde yapılması konusunda anlaşabilirler. Ayrıca şirkete, tapuya kayıtlı bir taşınmaz yuhut marka, patent gibi devri kanunda özel şekle bağlanmış bir hak sermaye olarak konuluyorsa, ortaklık sözleşmesindeki sermaye maddesinin öngörülen şekle uygun olarak düzenlenmesi zorunludur. Sözleşmenin yapılmasını takiben, başkaca bir işleme gerek olmaksızın ortaklık kurulmuş olur.

Ahlaka, adaba, emredici hükümlere, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ve yahut imkansız olmayan her konuda, adi şirket kurulabilir.

Adi Şirkette İç İlişkiler

İç ilişki, ortakların kendi aralarındaki ilişkileri ifade etmektedir. Bu noktada karşımıza özellikle yönetim görev ve yetki konuları çıkmaktadır. Adi şirkette iç ilişkiler, sözleşme özgürlüğü ilkesi dolayısıyla ortakların iradelerine bırakılmıştır. Buna karşın mevzuatımız kimi hususlarda emredici hükümlere yer vermiştir. Dolayısıyla bu noktalarda kanunun aksinin kararlaştırılması mümkün değildir.

  • Kar ve zararın ortaklar arasında paylaştırılması
  • Bilanço çıkarma ve kar payı dağıtma
  • Ortakların denetim yetkisi 

Adi Şirkette Dış İlişkiler

Adi şirkette dış ilişkiler konusu, ortaklığın temsili ve ortakların sorumluluğu olmak üzere iki başlık altında incelenebilir.

Ortaklığın Temsili

Borçlar Kanunu 637. maddesi, temsile ilişkin genel hükümlere paralel olarak doğrudan-dolaylı temsil ayrımı getirmiştir. Temsilci tarafından yapılan işlemlerin doğrudan temsil olarak nitelendirilebilmesi için şirket adına olduğunun karşı tarafa açıklanması gerekmektedir. Karşı taraf temsil ilişkisini zaten biliyor yahut bilmesi gerekiyor ise, işlem doğrudan temsil olarak nitelendirilebilir. 

Aksi hallerde dolaylı temsil ilişkisi doğacak olup, işlem temsilci ile karşı taraf için bağlayıcı olmakla birlikte temsilci, alacakları temlik ve borçları nakil yoluyla tüm ortaklara devredecektir. 

Ortakların Sorumluluğu

Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu sebeple, ortakların şirket borçlarından dolayı sorumluluğu, birinci derecede, sınırsız ve müteselsildir. Bir ortağın işlediği haksız fiilden dolayı sorumluluk ise yalnız o ortağa aittir. Ortaklar, müşterek bir unvan altında faaliyetlerini sürdürüyorlarsa, temsilcinin haksız fiilinden de tüm ortaklar müteselsilen sorumlu olacaktır.

Adi Şirkette Ortak Değişiklikleri

Adi şirkette ortak değişiklikleri, yeni ortak girmesi ve ortaklıktan çıkma yahut çıkarılma olarak iki şekilde meydana gelmektedir. 

Yeni Ortak Girmesi

Şirkete yeni ortak alınması tüm ortakların rızasına bağlıdır. Ortaklardan birinin, tek taraflı olarak üçüncü bir kişiye payını devretmesi yahut payına üçüncü kişiyi ortak etmesi halinde, üçüncü kişi ortak sıfatını kazanamaz

Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma

Ortağın, ortaklıktan çıkması yahut çıkarılması durumunda payı, diğer ortaklara payları oranında kendiliğinden geçer. Diğer ortaklar, ortaklıktan çıkan yahut çıkarılan ortağa, kullanımını ortaklığa bıraktığı eşyayı vermekle yükümlü oldukları gibi, kendisini ortaklığın muaccel borçlarından doğan müteselsil sorumluluktan kurtararak, ortak sıfatının sona erdiği tarihte ortaklık tasfiye edilmiş olsaydı, ödenmesi gereken tasfiye payını ödemekle yükümlüdürler.

Ortaklığın henüz muaccel olmayan borçları için ise diğer ortaklar, çıkan ortağı borçtan kurtarmak yerine, kendisine güvence verebilirler.

Çıkan ortağın tasfiye payı, ortaklık sıfatının sona erdiği tarih itibarıyla, mali işlerde uzman bir kimseye hesaplattırılır. Ortak olunan dönemde henüz sonuçlanmamış işlerden doğan kar ve zarara, ayrılan ortak da katılır.

Adi Şirketin Sona Ermesi

Adi şirket “dağılma” (infisah) ve “dağıtma” (fesih) yolu ile sona ermektedir.

 DAĞILMA SEBEPLERİ

Aşağıda belirtilen sebeplerden birinin gerçekleşmesi halinde ortaklık, kendiliğinden sona ermiş sayılır.

  • Amacının gerçekleşmesi yahut gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi,
  • Mirasçılar ile ortaklığın devam edeceğine dair önceden yapılmış bir anlaşma yoksa, ortaklardan birinin ölmesi,
  • Sözleşmede ortaklığın süreceğine ilişkin bir kayıt yoksa, ortaklardan birinin iflas etmesi, kısıtlanması yahut tasfiye payının cebri icra ile paraya çevrilmesi,
  • Belirli süreli kurulmuş ortaklıkta sürenin dolması neticesinde ortaklık faaliyetlerine fiilen devam edilmemesidir.
 DAĞITMA SEBEPLERİ

Aşağıda belirtilen hallerden birinin gerçekleşmesi halinde ortaklık, feshedilmiş olur.

  • Ortakların sona erdirme isteği,
  • Fesih bildirimi,
  • Haklı bir sebebin mevcudiyeti halinde mahkeme kararı ile şirketin sona erdirilmesi halidir.
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close