Kamu Hukuku

Yakalama

CEZA MUHAKEMESİNDE YAKALAMA KORUMA TEDBİRİ

Yakalama, gözaltı ile birlikte, Ceza Muhakemesi Kanunu dördüncü kısımda, ”koruma tedbirleri” başlığı altında, birinci bölümde düzenlenmiştir.

Yakalama; kamu güvenliğine, kamu düzenine yahut kişinin vücut veya hayatına yönelik söz konusu olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken ya da suç işlediği yönünde kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin, gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanması ve denetim altına alınmasını ifade etmektedir.

YAKALAMANIN ŞARTLARI

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yakalama, esasen karşımıza iki şekilde çıkmaktadır. Bunlardan ilki, 90 ıncı maddede düzenlenen, hukuka uygunluk nedeni olan kanun hükmünün yerine getirilmesi niteliğinde iken 98 inci maddede düzenlenen, bir başka hukuka uygunluk nedeni olan yetkili merciinin emrini yerine getirme niteliğindedir.

Kanun Hükmünün Yerine Getirilmesi Niteliğinde Yakalama

Öncelikle 90 ıncı maddeyi incelediğimizde, yakalama eylemini gerçekleştiren tarafın niteliği kapsamında 2 farklı şekilde düzenleme mevcuttur.

Herkes Tarafından Yapılabilen Yakalama

Ceza Muhakemesi Kanunu 90 ıncı maddesi ilk fıkrasında,  suçüstü halinde ve şüphelinin kaçma tehlikesinin mevcudiyeti yahut şüphelinin kimliğinin derhal tespitinin mümkün olmaması şartlarının gerçekleşmesi halinde herkes tarafından yakalama yapılabileceği hüküm altına alınmıştır;

Kişiye suçu işlerken rastlanması

İşlenmekte olan bir suçu gören kişi, suçun failini yakalayabilecektir. Bu kapsamda yakalayan kişinin, suçun mağduru yahut kolluk görevlisi olma şartı yoktur. Kişiye suçu işlerken rastlanması kısacası ”suçüstü” ibaresi, Ceza Muhakemesi Kanunu Tanımlar başlıklı 2 inci maddesi hükmünde, işlenmekte olan suç anıyla sınırlandırılmamış,

  • İşlenmekte olan bir suçu ,
  • Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu,
  • Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu, suçüstü hali olarak kabul etmiştir.

 

Şüphelinin Kaçma Tehlikesinin Olması veya Kimliğinin Derhal Tespitinin Mümkün Olmaması

Suçüstü halinde yakalama yapılabilmesi için, keyfiyeti önlemek gayesinden hareketle, 90 ıncı madde ilk fıkrası b bendi hükmünce, şüphelinin kaçma tehlikesinin mevcudiyeti yahut şüphelinin kimliğinin derhal tespitinin mümkün olmaması şartı aranmaktadır. Kaçma tehlikesi olmayan ve kimliğinin tespiti de mümkün olan şüphelinin yakalanmasında, ceza muhakemesi kapsamında bir yararın söz konusu olmayacağı sebebiyle, herkes tarafından yakalama bu durumda mümkün olmayacaktır.

Bu kapsamda suç işlerken rastlanan kişinin kaçma tehlikesi olmadığı varsayımda, kimliğini kanıtlaması halinde, yakalanma koruma tedbirinin herkes tarafından uygulanması hukuken mümkün değildir. Buna karşın kaçma tehlikesi ile yakalanan kimse, kimliğini ibraz etse dahi, tedbire tabi tutulması hukuken mümkündür.

Kolluk Görevlilerince Yapılabilen Yakalama

Herkes tarafından yapılabilen yakalamanın şartları gerçekleştiği hallerde, kolluk görevlilerince de yakalama yapılabileceği aşikardır. Bununla birlikte, 90 ıncı maddenin ikinci fıkrasında, kolluk kuvvetlerine bu hallerin dışında belirli şartların gerçekleşmesi halinde yakalama yetkisi verilmiştir. Söz konusu şartlar;

Tutuklama kararı veya yakalama emri verilmesini gerektiren bir durum olması şartı

Ceza Muhakemesi Kanunu 100 ve devamı maddelerinde düzenlenen tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama sebeplerinin varlığı halinde hakim kararı ile söz konusu olmaktadır. Daha önce kaleme aldığım ”Tutuklama Sebepleri” başlıklı yazımda, tutuklama kararının söz konusu olabileceği halleri detaylı olarak incelemiştim.
Tutuklama Sebepleri

Bu sebeple burada, yakalama emri verilmesi gerektiren halleri incelemeyi yeterli bulmaktayım.

Yakalama emri verilmesi gerektiren haller;

  • CMK 91 inci madde 5 inci fıkrası hükmünce, gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmesi hali,
  • 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 19. maddesine göre; Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kağıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmemesi hali,
  • CMK 98 inci maddesi ilk fıkrası hükmünce, şüphelinin soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmemesi veya çağrı yapılamaması hali,
  • CMK 98 inci maddesi ikinci fıkrası hükmünce, yakalanan şüphelinin kolluk kuvvetinin elinden kaçması hali ve hükümlü yahut tutuklunun tutuk evi veya ceza infaz kurumundan kaçması hali,
  • CMK 247 inci maddesi uyarınca, kovuşturma evresinde, sanığın kaçak statüsüne sahip olması halinde, ilgili hükümlerdeki diğer hususlar kapsamında yakalama emri verilebilmektedir.
Yakalamanın gecikmesinde sakınca olması şartı

Yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliği tanımlar başlıklı 4 üncü maddesi hükmünce gecikmesinde sakınca bulunan hâl, derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin saptanamaması ihtimalinin ortaya çıkması hâlini ifade etmektedir.

Cumhuriyet savcısına veya amirine derhal başvurma imkânı olmaması şartı

Kolluk tarafından, savcıya yahut amirine başvuru yapılana kadar yakalama yapılmasının imkânsız hale geleceğini ifade etmektedir.

Yetkili Merciin Emrini Yerine Getirme Niteliğinde Yakalama

Ceza Muhakemesi Kanunu 98 inci maddesinde, belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde, yetkililer tarafından düzenlenen yakalama emrine istinaden kolluk tarafından yakalanma hüküm altına alınmıştır. Söz konusu haller;

Şüphelinin soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmemesi veya çağrı yapılamaması hali

CMK 98 inci madde ilk fıkrası hükmünce, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan  şüpheli  hakkında,  Cumhuriyet  savcısının  istemi  üzerine  sulh  ceza  hâkimi  tarafından  yakalama  emri düzenlenebilecektir. Kanaatimce, CMK m.98/1 uyarınca yakalama emri düzenleme yetkisinin cumhuriyet savcısına tanınmaması onun soruşturma evresindeki konumu ile bağdaşmamaktadır. Gözaltına alma kararı verebilen savcının aynı kişinin yakalanması için karar verememesi isabetli değildir.

Yakalanan şüphelinin kolluk kuvvetinin elinden kaçması hali ve hükümlü yahut tutuklunun tutuk evi veya ceza infaz kurumundan kaçması hali

CMK 98 inci maddesi ikinci fıkrasında, yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında cumhuriyet savcısı ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebileceği hüküm altına alınmıştır. Böylelikle infaz aşamasında dahi yakalama emrinin düzenlenmesi mümkün kılınmıştır.

Kovuşturma evresinde, sanığın kaçak statüsünde olması hali

CMK 98 inci maddesi üçüncü fıkrasında, kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenebileceği hüküm altına alınmıştır.

YAKALAMANIN GERÇEKLEŞMESİ VE YAPILACAK İŞLEMLER

Genel hatlarıyla yakalamayı takiben yapılacak işlem ve önlemleri inceleyecek olursak;

Kolluk, Öncelikle Yakalanan Kişinin Kaçmasını Önleyecektir

YİGY 6 ıncı maddesi hükmünce kolluk güçleri, yakalanan kişinin öncelikle kaçmasını önlemelidir. Bu kapsamda kaçacağına ilişkin belirti bulunan kişiye, kollukça kelepçe takılabilecektir. Belirti olmaması halinde yakalanana kelepçe takılması yasaktır. Bununla birlikte, Çocukları Koruma Kanunu 18 inci madde uyarınca çocuklara kelepçe takılması her halde yasaktır.

Yakalananın, Kendine Yahut Başkasına Zarar Vermemesi İçin Gereken Önlemler Alınacaktır

YİGY 6 ıncı madde hükmünce yakalananın kendisine yahut başkasına zarar vermesi önlenmelidir. Yakalananın kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh ve bunun gibi unsurlardan arındırılması sağlanır.

Yakalananın Direnmesi Halinde Gerekli Tedbirler Alınacaktır

Yakalanın direnmesi halinde, kolluk tarafından gerekli önlemler alınır. Bununla birlikte, uygulanacak zor kullanma, olayın ağırlığı ile dengeli olmalıdır.

YİGY Hükümlerince Suç Ayrımı Gözetmeksizin Yakalanan Bilgilendirilir

Bilgilendirme, YİGY 6 ıncı maddesi uyarınca her halde yazılı yapılmalıdır. Ancak yazılı bilgilendirmenin derhal mümkün olmadığı hallerde, yakalanan sözlü olarak bilgilendirilebilecektir.

Yakalama sebebi

Yakalanana, koruma tedbirine sebebiyet veren eylem kapsamında bilgilendirme yapılır

Hakkındaki iddialar

Yakalanana, koruma tedbirinin uygulanmasına olanak sağlayan isnat edilen suç bildirilir.

Susma hakkı

Yakalanana, temel olarak “Hiçbir şüpheli veya sanık, konuşmaya veya kendini suç altına sokmaya zorlanamaz.” ilkesinden kaynaklanan susma hakkının mevcudiyeti bildirilir.

Müdafiden yararlanma hakkı

Yakalanana ”hak arama özgürlüğü” nün bir tamamlayıcısı olan müdafiden yararlanma hakkının mevcut olduğu ve talebi halinde, barodan müdafi görevlendirileceği  bildirilmelidir.

Yakalanmaya itiraz etme hakkı ile diğer kanuni hakları

Yakalananın, yakalama koruma tedbirine itiraz edebileceği ve yakınlarından istediğine yakalandığını duyurabileceği, lehine olan hususlar ile somut delillerin toplanmasını isteme hakkı, yakalanan kişini müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duymayacağı bir ortamda, vekaletname dahi aranmaksızın görüşme hakkı gibi diğer kanuni hakları bildirilir.

İtiraz hakkını nasıl kullanacağı

Yakalanana, Ceza Muhakemesi Kanunu 91 inci maddesi beşinci fıkrası hükmünce yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı tarafından, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine yapılabilecek başvuru usulü bildirilir.

Şüpheli veya Sanık Yakalandığında, Durumu Cumhuriyet Savcısının Emriyle Bir Yakınına yahut Belirlediği Bir Kişiye Gecikmeksizin Haber Verilir

Şüpheli ya da sanık, yakalandığında durumu, Cumhuriyet Savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. Yakalanan veya gözaltına alınanın yabancı olduğu hallerde yazılı olarak karşı çıkmaması halinde durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Bununla birlikte Terörle Mücadele Kanunu 10 uncu maddesi uyarınca, soruşturmanın amacı tehlikeye düşebilecek ise yakalanan veya gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumu hakkında Cumhuriyet savcısının emriyle sadece bir yakınına bilgi verilecektir.

YAKALAMA KORUMA TEDBİRİNİN ÖZELLİK GÖSTERDİĞİ HALLER

Çocuklar:

 0 – 12 yaş

Türk Ceza Kanunu 31 inci madde hükmünce 12 yaşını doldurmamış çocukların cezai sorumluluğu yoktur. Bu kapsamda bu kişiler, YGİY 19 uncu maddesi uyarınca, suç nedeni ile yakalanamaz ve hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunabilecektir.

Bununla birlikte bu kişiler YGİY md. 19 a/2 hükmü uyarınca kimlik ve suç tespiti amacı ile yakalama yapılabilecektir. Kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılır. Tespit edilen kimlik ve suç, mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından tedbir kararı alınmasına esas olmak üzere derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.

15 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler

YGİY 19 uncu madde hükmü uyarınca, 15 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler, 0 – 12 yaş çocuklara da uygulanan,yukarıdaki hükme tabidir.

12 – 18 yaş

YGİY md. 19 b uyarınca 12 -18 yaş aralığındaki çocuklar, suç sebebiyle yakalanabilecektir. Bununla birlikte soruşturma aşağıdaki hükümler uyarınca yürütülür.

  • Çocuğun gözaltına alındığı ana-baba veya vasisine bildirilir.
  • Kendi talebi olmasa bile müdafiden yararlandırılır, ana-baba veya vasisi müdafi seçebilir.
  • Müdafi hazır bulundurulmak şartı ile şüpheli çocuğun ifadesi alınır.
  • Kendisinin yararına aykırı olduğu saptanmadığı veya kanunî bir engel bulunmadığı durumlarda ana-babası veya vasisi ifade alınırken hazır bulunabilir.
  • Yetişkinlerden ayrı yerlerde tutulur.
  • 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda yazılı suçlar büyüklerle beraber işlendiği takdirde soruşturma evresinde çocuklarla ilgili evrak ayrılır, soruşturmaları ayrı ayrı yürütülür.
  • Çocukların kimlikleri ve eylemleri mutlaka gizli tutulur.
  • Suçun mağduru çocuksa, bunlara karşı işlenen suçüstü hâllerinde, kovuşturulması suçtan zarar gören kimsenin şikâyetine bağlı olan fiillerde şüphelinin yakalanması ve soruşturma yapılması için şikâyet şartı aranmaz.
  • Çocuklarla ilgili işlemler mümkün olduğu ölçüde sivil kıyafetli görevliler tarafından yerine getirilir.
  • Çocuklara kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak, zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlemler alınır.

Diplomasi Dokunulmazlığından Yararlananlar

1961 tarihli Viyana Sözleşmesi’nin 29 uncu maddesi hükmünce, diplomasi görevlileri şahsi dokunulmazlığına sahip olup, görevli oldukları ülkede hiçbir sebeple gözaltına alınamaz, tutuklanamaz, üzeri aranamaz. Diplomasi görevlilerinin eşleri, çocukları da söz konusu muafiyetten yararlanır.

Milletvekilleri

2709 sayılı Kanun olan Anayasanın ”yasama dokunulmazlığı” başlıklı 83 üncü maddesi uyarınca, ceza muhakemesi süresince milletvekillerine özel haller düzenlenmiştir.

Ağır cezayı gerektiren suçüstü haller ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olması hali

Anayasanın 83 üncü maddesinin ikincı fıkrası hükmünce, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesinde düzenlenen Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması hallerinde yasama dokunulmazlığı hükmü uygulanamayacaktır. Bununla birlikte bu hallerde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.

Diğer haller

Anayasanın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.

HAKSIZ YAKALAMA HALİ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ”tazminat istemi” başlıklı 141 inci maddesinde,

  • Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan kişilerin,
  • Kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına yahut beraatine karar verilen kimselerin,
  • Yakalama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan kimselerin,
  • Yakalanmaları yakınlarına bildirilmeyen kimselerin, maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten talep edebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Bununla ilişkili olarak ”Tutuklama Sebebiyle Tazminat” başlıklı yazımı inceleyebilirsiniz.
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close