Kamu Hukuku

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Yasama Organı, TBMM

Türk siyasi tarihinde ilk parlamento Osmanlı döneminde İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan törenle 19 Mart 1877’de açıldı. Bu meclis Kanuni Esasi‘ye göre Meclis-i umumi olarak adlandırılmıştı. “Ayan meclisi” ve “Meclis-i Mebusan” olmak üzere iki kısımdan oluşan bu meclis, ilk oturumunu 20 Mart 1877 tarihinde Sultanahmet’teki İstanbul Üniversitesi binasında yaptı. Kısa süren bu meclis 93 Harbi nedeniyle dağıldı. Daha sonra yapılan ikinci genel seçimlerin ardından 18 Aralık 1877’de yeniden açılan meclis, Kanuni Esasi’nin verdiği yetkiyle padişah II. Abdülhamit tarafından 14 Şubat 1878’de kapandı.

2. Meşrutiyetin ilanı ile meclisin tekrar açılması kararlaştırıldı ve 1908’de bir seçim kanunu dikkate alınarak ilk seçim yapıldı. Seçme yaşı 25, seçilme yaşı 30 olan bu seçimlerde vergi ödeyenler oy kullanabiliyordu. 17 Aralık 1908’de yeniden açılan meclis, İstanbul’un işgaline kadar açık kaldı. Üç yıl sonra ise İstanbul’da ilk kez bir ara seçim yapıldı. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkmasından sonra bu meclis Mondros Ateşkes Anlaşması sonrasında İstanbul’un işgali nedeniyle 11 Nisan 1920’de resmen kapandı.

Atatürk, bunun üzerine Heyet-i Temsiliye’yi temsilen meclisi Ankara’da toplanmaya çağırdı ve 21 Nisan 1920’de yayınladığı bir bildiri ile meclisin 23 Nisan 1920’de toplanacağını duyurdu. 23 Nisan Cuma günü Hacı Bayram Camii’nde kılınan Cuma namazının ardından dualar ile meclis açıldı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Meclis-i Mebusan üyelerinden oluşan 324 milletvekili ile kurulan meclis, zorluklar nedeniyle 115 milletvekili ile açıldı. Aynı gün gerçekleşen toplantıda meclis adının Türkiye Büyük Millet Meclisi olmasına karar verildi.

TBMM

 

TBMM YAPISI

1982 Anayasası, 1961 Anayasasına paralel olarak, yasamayı bir yetki olarak düzenlemiş ve hükme bağlamıştır. TBMM tarafından kullanılacağı belirtilen yasama yetkisi, meclisin kanun yapma ve parlamento kararı alma yetkisini ifade etmektedir.

Meclis tarafından yürütülen bu yasama faaliyetinde esas olan üç temel ilke mevcuttur.

  • Yasama yetkisinin genelliği ilkesi, hukuk düzeni içerisinde kanunla düzenleme alanının konu bakımından sınırlandırılmamış olduğunu ve anayasaya aykırılık teşkil etmemesi şartıyla her konunun kanun ile düzenlenebileceğini ifade etmektedir.
  • Yasama yetkisinin asliliği ilkesi, yasama organının herhangi bir konuyu doğrudan düzenleyebilmesini, daha açık bir ifadeyle araya başka işlem girmesine ihtiyaç duymaksızın düzenleyebilmesini ifade etmektedir.
  • Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi, kanun yapma yetkisinin doğrudan TBMM tarafından kullanılacağını ve bu yetkinin devredilemez nitelikte olduğunu ifade etmektedir.
Meclis Hakkında

TBMM ÜYELİĞİ

1982 Anayasasının ilk halinde 400 olan TBMM üye tam sayısı, 1987 yılında yapılan değişiklikle 450’ye, 1995 yılında yapılan değişiklikle 550’ye, 2017 yılında yapılan değişiklikle 2019 da geçerli olmak üzere 600’e yükseltilmiştir. Mevcut durumda TBMM 4 yıl için seçilen 550 milletvekilinden oluşmaktadır.

Yasama dönemi olarak adlandırılan iki milletvekilliği seçimi arasındaki süre (milletvekilinin olağan görev süresi), 1961 Anayasasında 4 yıl iken 1982 Anayasasında 2007 değişikliği öncesinde 5 yıl idi.

SEÇİMLER

Seçimler Anayasaca genel seçimler ve ara seçimler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Genel seçim, meclis için yapılan ve ülkenin her yerinde gerçekleşen seçimi ifade etmektedir. Ara seçim ise, iki genel seçim arasında, türlü nedenlerle boşalan milletvekilliği gibi seçimle gelinen yerler için yasalar uyarınca yapılması gereken seçimi ifade etmektedir.

Genel Seçimler

TBMM genel seçimleri üç halde yapılmaktadır;

  • TBMM’nin seçim döneminin sona ermesi, yasama döneminin (4 yıl) sona ermesini ifade etmektedir.
  • TBMM’nin seçimleri yenileme kararı alması, meclisin 4 yıllık yasama dönemi sona ermeden erken seçim kararı almasını ifade etmektedir.
  • TBMM seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi, aşağıdaki 5 halden birinin ortaya çıkmış olması durumunda Cumhurbaşkanının TBMM Başkanına danıştıktan sonra fesih kararı almasını ifade etmektedir. Seçim, kararı  takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü yapılır. Cumhurbaşkanının fesih kararı alabilmesi için gerçekleşmesi aranan beş hal;
      Yeni seçilen TBMM de Başkanlık Divanı seçiminden sonra 45 gün içerisinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması,
      Başbakanın istifa etmesi üzerine 45 gün içerisinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması,
      Yeni kurulan Bakanlar Kurulunun göreve başlama sırasında güvenoyu alamamasından itibaren 45 gün içerisinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması yahut güvenoyu alamaması,
      Başbakanın güven isteminin reddinden itibaren 45 gün içerisinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması yahut güvenoyu alamaması,
      Bakanlar Kurulunun gensoru neticesinde güvensizlik oyu ile düşürülmesinden itibaren 45 gün içerisinde kurulamaması yahut güvenoyu alamaması halidir.
Ara Seçimler

Her seçim döneminde bir kez yapılabilecek olan ara seçim, TBMM üyeliklerinde çeşitli boşalmaların meydana gelmesi halinde yapılacak seçimi ifade etmektedir.

Ara seçim yoluna gidilebilmesi için üç durum söz konusudur;

  • TBMM üyeliklerindeki boşalma %5’ten az ise, ara seçim kararı almak TBMM’nin takdirindedir. TBMM’nin ara seçim kararı alabilmesi için genel seçimlerin üzerinden en az 30 ay geçmesi gerekmektedir. Buna karşın genel seçimlere 1 yıl yahut daha az kaldığı hallerde ara seçim yapılamaz.
  • TBMM üyeliklerindeki boşalma %5’ten fazla ise, ara seçim mecburidir ve 3 ay içerisinde yapılmasına karar verilir. Buna karşın genel seçimlere 1 yıl yahut daha az kaldığı hallerde ara seçim yapılamaz.
  • Bir ilin yahut seçim çevresinin, TBMM’de üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır.

ÜYELERDE ARANAN NİTELİKLER

Milletvekili seçimlerinde aday olabilmek için Anayasada belli şartların varlığı öngörülmektedir. Bunlar;

  • T.C Vatandaşı olmak,
  • 18 yaşını doldurmuş olmak,
  • En az ilkokul mezunu olmak,
  • Erkek adaylar için askerlikle ilişiği olmamak,
  • Kısıtlı olmamak,
  • Kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,
  • Taksirli suçlar hariç toplam 1 yıl ve daha fazla hapis cezası almamış olmak,
  • Kimi suçlardan hüküm giymemiş olmak gerekir. Bu suçlar;
  • Zimmet, hırsızlık, rüşvet, kaçakçılık vb. yüz kızartıcı suçlar,
  • Devlet sırlarını açığa vurma,
  • Terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarıdır.

Bunlara ek olarak devlet memurları, görevlerinden ayrılmadıkça milletvekili seçimlerinde aday olamazlar.

PARLAMENTER MUAFİYETLER

Yasama bağışıklığı olarak da adlandırılan parlamenter muafiyetler, yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı olmak üzere, parlâmento üyesinin görevini serbestçe yerine getirebilmesi amacıyla, onu hükûmet tarafından veya özel kişiler tarafından başlatılabilecek olan adlî takiplerden koruyan ayrıcalıklar olarak tanımlanmaktadır. Parlamenter muafiyetler, yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı olarak ikiye ayrılır.

Yasama Sorumsuzluğu

Milletvekillerinin görevlerini yerine getirdikleri sırada, açıkladıkları düşüncelerinden ve verdikleri oylardan dolayı herhangi bir soruşturmaya uğramamaları, yasama sorumsuzluğu olarak adlandırılır.

T.C Anayasası

MADDE 83. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.

Düzenlemenin esas amacı, milletvekillerinin meclis çalışmalarındaki söz ve düşünce hürriyetinin tam olarak korunmasıdır. Söz konusu sorumsuzluk mutlak olup, milletvekiline tam bir koruma sağlamaktadır. Sorumsuzluğun mutlaklığı kavramı ise üç noktada kendini göstermektedir;

  • Sorumsuzluk, milletvekilini hem cezai hem de hukuki takibata karşı korumaktadır,
  • Sorumsuzluk kaldırılamaz,
  • Sorumsuzluk süreklidir, milletvekilliği sıfatının sona ermesinden sonra da görev süresince açıkladığı düşünce, verdiği oylardan ötürü sorumsuzluğu devam etmektedir.
Yasama Dokunulmazlığı

Seçimden önce yahut sonra Türk Ceza Kanunu kapsamında suç işlediği ileri sürülen milletvekili, meclisin kararı olmadıkça tutuklanamaz, sorguya çekilemez, tutulamaz ve yargılanamaz. Yasama dokunulmazlığının esas amacı, milletvekillerinin keyfi ve asılsız ceza kovuşturmalarından ve tutuklamalardan korumaktır. Bununla birlikte yasama dokunulmazlığı, sorumsuzluk gibi mutlak değil nisbidir. Söz konusu nisbilik dört şekilde karşımıza çıkmaktadır;

  • Yasama dokunulmazlığının istisnaları vardır.
  • Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali,
  • Seçimden önce soruşturmasına başlanmış olmak kaydıyla temel hakların kötüye kullanılması hallerinde dokunulmazlığın kaldırılmasına ihtiyaç duyulmaksızın milletvekili tutulabilir, sorguya çekilebilir, tutuklanabilir ve yargılanabilir.
  • Yasama dokunulmazlığı, sorumsuzluktan farklı olarak kaldırılabilir. Dokunulmazlığın kaldırılmasında TBMM’nin takdir yetkisi vardır. Bununla birlikte dokunulmazlık yalnızca, kararda belirtilen fiiller için kalkmaktadır. Kararda gösterilmeyen fiiller için vekil cezai kovuşturmaya uğratılamaz.

Dokunulmazlığın kaldırılması kararı Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabidir. Kararı takiben 7 gün içerisinde başvurulan Anayasa Mahkemesi nihai kararını 15 gün içerisinde verir.

  • Yasama dokunulmazlığı, sorumsuzluktan farklı olarak sürekli değil geçicidir. Dokunulmazlık kişiyi yalnızca milletvekilliğinin devamı süresince korur.
  • Yasama dokunulmazlığı, milletvekilini yalnızca cezai kovuşturmalara karşı korumaktadır. Milletvekiline karşı hukuk davaları açılarak takip yapılabilir. (Yasama sorumsuzluğu hükümleri saklıdır.)

MİLLETVEKİLLİĞİNİN SONA ERMESİ

  • Ölüm yahut gaiplik,
  • Vekilin Cumhurbaşkanı seçilmesi,
  • İstifa,
  • Milletvekilliği ile bağdaşmayan görev yahut hizmeti sürdürmekte ısrar etmek,
  • Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak 1 ay içerisinde toplam 5 birleşim günü katılmamak,
  • Kesin hüküm giyme yahut kısıtlanma halinde, aranan diğer şartlarında gerçekleşmesi halinde milletvekilliği sıfatı kendiliğinden sona erer.
Meclis Faaliyetleri

TBMM FAALİYETLERİ

Meclisin temel faaliyetleri; kanun yapmak, değiştirmek ve kaldırmak ile parlamento kararı almaktır.

KANUN

Anayasal hukuk sistemince, meclis tarafından meydana getirilen ve Türkiye Cumhuriyeti kapsamında herkesi bağlayan hukuk kurallarıdır.

Kanunların Yapılış Usulü
1 Öneri

Kanun önerisinde bulunma yetkisi Türk hukuk sisteminde milletvekillerine ve Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Milletvekilleri tarafından yapılan öneriye kanun teklifi, Bakanlar Kurulu tarafından yapılan öneriye ise kanun tasarısı denir. Tasarı yahut teklifler, gerekçeleri ile birlikte Meclis Başkanlığına verilir. Başkan, bunları doğrudan komisyonlara havale eder.

2 Görüşme

Genel kurulda toplantı yeter sayısının ( Üye tam sayısının 1/3’ü ) sağlanması halinde kanun iki aşama olarak görüşülür.

  • Birinci aşama: Genel kurulda önce kanun tasarı veya teklifinin tümü üzerinde görüşme yapılır.
  • İkinci aşama: Maddeler tek tek görüşülür.
3 Kabul – Red

Kanun tasarı ve teklifleri hakkında yapılan görüşmelerin tamamlanmasıyla oylama safhasına geçilir. Kanunun oylamada kabul edilebilmesi için, toplantıya katılanların salt çoğunluğundan bir fazlasının kabul oyu gerekmektedir. Bununla birlikte her halde kabul yeter sayısı üye tam sayısının ¼ ünün bir fazlasından eksik olamaz.
Meclis tarafından reddolunan tasarı ve teklifler ret tarihinden itibaren 1 yıl geçmedikçe tekrar görüşülemez.
Yasama döneminde görüşülemeden sonuçlandırılmayan tasarı ve teklifler kadük (hükümsüz sayılır) kalır.

4 Yayım

TBMM’nce kabul edilen kanunlar, yürürlüğe girebilmesi ve uygulanabilmesi için, Resmî Gazetede yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanına gönderilir. Cumhurbaşkanı, kanunları 15 gün içinde yayımlar.
Cumhurbaşkanı, yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte 15 gün içinde TBMM’ne geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, TBMM sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir.
TBMM, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır. Bu durumda, Cumhurbaşkanı Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan iptal davası açma hakkını kullanabilir.
Meclis, Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen kanunda bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderme yetkisine sahiptir.
Bütçe kanunları Cumhurbaşkanı tarafından meclise geri gönderilemez.

5 Yürürlülük

Kanunlar, aksi öngörülmedikçe Resmi Gazetede yayımından itibaren 45 gün sonra yürürlüğe girerler.

Özel Nitelikli Kanunlar

Kimi kanunlar, TBMM’de görüşme, oylama ve hukuki rejimleri açısından genel kanunlardan farklılıklar göstermektedir. Bunlar özel nitelikli kanun olarak adlandırılır.

# Bütçe ve Kesin Hesap Kanunu

Bütçe kanunun hukuki mahiyeti bakımından bir kural-işlem değil devlete ve diğer kamu tüzel kişilerine kamu harcamalarında bulunmak ve kamu gelirlerini toplamak konusunda belli bir süre için yetki veren bir şart-işlemdir. Anayasamızda bütçenin yıllık olması ilkesi kabul edilmiştir. Bütçe kanunun özel hukuki niteliği dolayısıyla bu kanuna bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağı gerek 1961 gerekse 1982 anayasalarında belirtilmiştir. Şüphesiz bu hüküm bütçe kanunun ile mevcut olan kanun hükümlerinde açık veya zımni değişiklik yapılmasını veya mevcut kanun hükümlerinin kaldırılmasını da yasaklamıştır.

Bütçe kanunu, hukuki rejimi açısından bir kanun olmakla beraber bunun taşıdığı özellikler nedeniyle anayasa bütçenin görüşülmesini ve kabulünü diğer kanunlar hakkındaki genel hükümlere tabi tutmamış bu konuda özel bir yöntem benimsemiştir. Tasarının görüşüleceği bütçe komisyonunun oluşmasında iktidar partisi grubuna en az 25 üyelik verilmesi hükmü “iç tüzük hükümleri siyasi parti gruplarının Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir.” Yolundaki genel kuralın bir istisnasıdır. Hükmün amacı hükümetin genel siyasetinin bir aracı olan bütçe kanunun bütünlüğünün ve tutarlılığının, bütçe komisyonunda bozulmasını önlemektir. Bütçe komisyonu, bütçe kanun tasarısını 55 gün içinde görüşerek karara bağlar. Komisyonun kabul ettiği metin de TBMM’de görüşülerek mali yılın başına kadar karara bağlanır. 1982 anayasası 61 anayasasından farklı olarak bütçelerde değişiklik yapılmasında uyulacak esasları da belirlemiştir. Bütçe kanununu diğer kanunlardan ayıran bir özelliği ise Cumhurbaşkanı tarafından bir kere daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderilmesi hükmünün dışında tutulmuş olmasıdır. Bu hüküm, bütçe kanunun süreli niteliğinden kaynaklanmaktadır. Buna karşılık bütçe kanunu denetim rejimi bakımından diğer kanunlarla aynı hükümlere tabi tutulmuştur.Bütçe kanununu şekil ve esas yönünden anayasaya aykırılığı yüzünden diğer kanunlarda olduğu gibi Anayasa mahkemesine başvurulabilir.

# Kesin Hesap Kanunu

Bütçe kanununu kabul etme yetkisine sahip olan yasama meclisi, doğal olarak bu kanunun uygulanmasını denetleme yetkisine de sahiptir. Bütçenin denetlenmesi, gelirlerin toplanmasının ve harcamaların bütçeye uygun olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını içerir. Bu denetleme kural olarak TBMM adına bir anayasal kuruluş olan Sayıştay tarafından yapılır. TBMM’nin bütçenin uygulanışı üzerindeki denetimi ise kesin hesap kanunu tasarılarını kabul etmek suretiyle olur. TBMM kesin hesap kanunu tasarılarını görüşüp kabul etmekle hükümeti ibra etmiş olur.
Görülüyor ki bütçe kanunları gibi kesin hesap kanunları da kanun biçiminde kabul edilmek ve kanun statüsüne tabi olmakla birlikte hukuk normu yaratan maddi anlamda kanun değildir.

# Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanmasının Uygun Bulunması Kanunları

1962 Anayasasına paralel olarak 1982 Anayasasının da benimsediği sistem antlaşmaların onaylanması yetkisini yasama ve yürütme organları arasında paylaştırmaktır. Anayasamıza göre antlaşmaları onaylamaya yetkili makam Cumhurbaşkanı’dır. Ancak Cumhurbaşkanı’nın onay yetkisini kullanabilmesi kural olarak TBMM’nin onaylamayı kanunla uygun bulmasına bağlıdır.

Anayasamızın 90. Maddesi hükmünce usulünce yürürlüğe konmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bununla birlikte bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

2004 Anayasa değişikliği ile temel hak ve hürriyetlere ilişkin düzenleme içeren milletlerarası sözleşme ile kanun hükmü arasında uyuşmazlık çıkması halinde, milletlerarası sözleşmenin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.

# Para Basılmasına İlişkin Kanunlar
# Genel ve Özel Af İlanına İlişkin Kanunlar

Anayasamız, af kanunlarının kabulü için TBMM üye tam sayısının 3/5 nitelikli çoğunluğunun aranmasını öngörmüştür. Bununla birlikte orman suçlarının af kapsamına girmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

# Yetki Kanunları

PARLAMENTO KARARLARI

TBMM görevlerinin bir kısmını parlamento kararı alarak yerine getirmektedir. Parlamento kararları TBMM’nin kanun dışındaki bütün işlemleridir. Parlamento kararlarının konu yönünden çok çeşitli oluşları bunların tam bir tasnifinin yapılmasını da güçleştirmektedir. Konuları açısından parlamento kararlarını gruplandıracak olursak,

TBMM’nin İç Yapısına ve Çalışama Düzenine İlişkin Parlamento Kararları
  • TBMM iç tüzüğü yapma ve değiştirme
  • Meclis seçimlerinin yenilenmesi kararı (erken seçim)
  • Meclisin tatile girmesi
  • TBMM başkanının ve başkanlık divanının seçilmesi
  • Yasama dokunulmazlığının kaldırılması ve milletvekilliğinin düşmesi kararı
TBMM’nin Yürütme Organı ile Olan İlişkilerine Dair Parlamento Kararları
  • Güvenoyu verilmesi kararı
  • Bakanlar kurulunun denetlenmesi
  • Cumhurbaşkanının vatana ihanetten dolayı suçlandırılması
  • Olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilan kararlarının onaylanması ve sürelerinin uzatılması
Diğer Hususlarda Parlamento Kararları
  • RTÜK üyelerinin seçimi
  • Savaş ilanı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkeye gönderilmesi yahut yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunabilmesi kararı
  • Sayıştay başkan ve üyelerinin seçimi
  • Anayasa mahkemesine 3 üye seçimi
  • Kamu baş denetçisi seçimi
TBMM denetim yolları

TBMM’NİN BİLGİ EDİNME VE DENETİM YOLLARI

Parlamenter sistemin vazgeçilmez bir özelliği olarak Bakanlar Kurulu, TBMM’ye karşı sorumludur. Meclisin hükümetin bu sorumluluğuna istinaden gerçekleştireceği denetimi sağlayan hukuki araçlara, denetim yolları yahut denetim araçları denir.

SORU

Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere, Başbakan veya bir bakandan bilgi istemekten ibarettir.

Soru, mutlaka yazılı olarak sorulur. Buna “soru önergesi” denir. Soru önergesi, sadece bir milletvekili tarafından imzalanır.

Hükümetin denetleme araçlarından birisi olmakla beraber, sorunun cevaplanmasından sonra Mecliste herhangi bir oylama yapılması söz konusu değildir. Sorunun siyasi ve cezai bir sonucu yoktur.

Soru önergesi vermekle, Bakanlar Kurulu veya bir bakan uyarılmış olmaktadır.

2017 referandumu neticesinde, 2019’da yürürlüğe girecek hükümler uyarınca, sözlü soru meclisin bilgi edinme yolları arasından çıkarılmıştır.

GENEL GÖRÜŞME

Toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir kanunun TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesidir.

Hükümet, siyasi parti grupları yahut en az 20 milletvekili önerge verebilir.

Genel görüşme açılıp/açılmamasına Genel Kurul karar verir.

Genel görüşme sonucunda; hükümetin siyasi veya cezai sorumluluğu ortaya çıkaracak bir oylama yapılması söz konusu değildir.

Sorudan farkı; genel görüşmede tartışmalara önerge sahibi dışındaki milletvekilleri de katılabilmektedir. Bu da genel görüşmenin soruya göre daha etkili bir denetim sağlamasına katkıda bulunmaktadır.

MECLİS ARAŞTIRMASI

Belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.

Meclis araştırmasının açılmasında, genel görüşme açılmasındaki hükümler uygulanır.

Meclis araştırması açılmasını, Hükümet, siyasi parti grupları yahut en az 20 milletvekili isteyebilir.

Meclis araştırması, açılıp/açılmamasına Genel Kurul karar verir.

Araştırmanın yürütülmesi görevi, genel hükümlere göre seçilecek bir özel komisyona verilir.

Dışarıda da araştırma yapabilir.

Devlet sırları ve ticari sırlar meclis araştırması kapsamı dışındadır.

Meclis araştırması sonucunda hükümetin siyasi ve cezai sorumluluğunu ortaya çıkaran bir oylama yapılmaz.

Meclis araştırması sonucunda, Bakanlar Kurulu ya da bir bakanın sorumlu tutulabileceği bir takım bilgilere ulaşılması halinde, Meclisin bu bilgilere dayanarak hükümet veya bakan hakkında gensoru veya meclis soruşturması devreye sokması mümkündür.

MECLİS SORUŞTURMASI

Görevde bulunan veya görevinden ayrılmış bulunan Başbakan veya bakanların görevleriyle ilgili cezai sorumluluklarının araştırılmasını sağlayan bir denetim aracıdır. Başbakan veya bakanlar hakkında, TBMM üye tam sayısının en az onda birinin vereceği önerge ile soruşturma açılması istenebilir.

Meclis, bu istemi en geç 1 ay içinde görüşür ve gizli oyla karara bağlar.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak 15 kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır.

Komisyonun çalışmaları gizlidir. Komisyona kendi üyeleri dışındaki milletvekilleri katılamazlar.

Komisyon kuramsal ve özel kuruluşlardan konu ile ilgili bilgi ve belge isteyebilir. Bakanlar Kurulu üyelerini, diğer ilgilileri, tanık ve bilirkişileri dinleyebilir. Adli mercilerden yardım isteyebilir.

Komisyon soruşturması sonucunu belirten raporu 2 ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona 2 aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Bu süre içinde raporu TBMM Başbakanlığıma teslimi zorunludur.

Rapor başkanlığa verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde dağıtılır.

Dağıtımından itibaren 10 gün içinde görüşülür. Bu görüşmede; komisyona, hakkında soruşturma açılması istenen Başbakan veya bakana söz verilir. Son söz, hakkında soruşturma açılması istenen Başbakan veya bakana aittir ve süresi sınırlandırılamaz.

Görüşmeler tamamlandıktan sonra, komisyon raporu Genel Kurul’ca karara bağlanır, ilgili kişinin Yüce Divan’a şevkine karar verilebilir. Yüce Divan’a sevk kararı ancak üye tam sayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla olunur. (Not: 2001 Anayasa değişikliği)

Yüce Divan’a sevk edildiği takdirde kurulan raporu 7 gün içerisinde Anayasa Mahkemesine gönderilir.

Siyasi parti gruplarında meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz, karar alınamaz.

GENSORU

Gensoru, Bakanlar Kurulu, Başbakan veya bakanların hükümetin genel siyasetinin yürütülmesinden ya da bakanların faaliyetlerinden kaynaklanan siyasi sorumluluklarını ortaya çıkararak görevlerinden düşmelerini sağlamaya yönelik bir denetim aracıdır.

Siyasi sorumluluklarının yaptırımı “görevden düşmek”tir. Bu da gensoru aracılığıyla gerçekleşmektedir.

Gensoru önergesi, bir siyasi parti grubu adına, en az 20 milletvekilinin imzasıyla verilir.

Gensoru önergesi, verilişinden sonraki 3 gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır. Dağıtılmasından itibaren 10 gün içinde; gündeme alınıp / alınmayacağı görüşülür.

Bu görüşmede; ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.

“Gündeme alma kararıyla” birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir.

Gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak, 2 gün geçmedikçe YAPILAMAZ, 7 gün sonraya BIRAKILAMAZ.

Gensoru görüşmeleri sırasında, üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulu’nu güven isteği, 1 tam gün geçtikten sonra oylanır.

Bakanlar Kurulu’nun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla (En az 276) olur.

Oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.

2017 referandumu neticesinde, 2019 da yürürlüğe girecek hükümler uyarınca Gensoru önergesi yolu meclisin denetim yolları arasından çıkarılmıştır.
Kaynak
Kaymakamlık | Engin E. , Erman E. , Soner C. , Alper H. , SerkanWikipedia
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close