Kamu Hukuku

Kovuşturmanın Kamusallığı İlkesi

Ceza Muhakemesinin Hazırlanmasında Kovuşturmanın Kamusallığı İlkesi

Ceza Muhakemesi Hukukunda mutlak olarak kabul edilen ve istisnası bulunmadığı halde sınırları bulunan kovuşturmanın kamusallığı ilkesi, bir suçla ilgili olarak dava açma yetkisinin özel şahıslara verilmemiş olması, bu alandaki tek yetkinin kamuda bulunduğunu ifade etmektedir. Böylece savcılık makamı, hukuk sistemimizde dava açılmasını talep konusunda tekele sahiptir.

Kovuşturmanın kamusallığı kavramı, iddia ve kovuşturma faaliyetinin devlet tarafından yürütülmesini ifade etmektedir. Bu ilkenin en önemli sonucu, suçtan zarar gören kimselerin suçun kovuşturulmasına yahut kavuşturulmamasına, failin cezalandırılıp cezalandırılmamasına ilişkin iradesine önem tanınmamasıdır. Böylece suçtan zarar gören, suçu ihbar etmese dahi, suçu haber alan kovuşturma makamları, o suçla ilgili soruşturma ve kovuşturma faaliyetine başlamak zorundadır.

Kovuşturmanın kamusallığı ilkesinin taşıdığı gaye, tüm suçların asıl ve ilk mağdurunun kamu olarak kabul edilmesidir. İkincil olarak ise, suçluların suçtan zarar görenler üzerinde baskı kurmak suretiyle, suçun kovuşturulmasını önlemeleri engellenmek istenmiştir.

Suç işlemiş kimseler hakkında kovuşturma yapılabilmesi için mevzuatımızda aranan şartlara kovuşturma şartları adı verilmektedir. Söz konusu şartların gerçekleşmemesi halinde ceza kavuşturması yapılamaz.

Kovuşturulması şikayete tabi suçlarda, kovuşturmanın kamusallığı ilkesinin geçerli olduğu aşikardır. Bu bakımdan kovuşturmanın şikayete tabi tutulmasını, kovuşturmanın kamusallığı ilkesinin sınırı olarak nitelendirmek mümkündür. Bu tür suçlarda, suçun vuku bulduğunu haber alan kovuşturma makamları, kovuşturma faaliyetine başlayamamakta, kamu davasının açılabilmesi için suçtan zarar görenin şikayeti beklenmektedir.

Kovuşturmanın kamusallığı ilkesine getirilen ikinci sınırlama ise, kovuşturulması izne/talebe bağlı suçlardır. Kimi suçların kovuşturulabilmesi için kanun, Adalet Bakanı’nın yahut kamu görevlisinin bağlı olduğu kurumun üst amirinin yetkili savcıya yönelik dava açmasına olanak veren irade beyanı bulunması aramaktadır. Yerine göre izin yahut talep adını alan bu irade beyanı olmadıkça, savcı kamu davasını açamaz.

Kovuşturmanın kamusallığı ilkesine getirilen bir diğer sınırlama ise, kovuşturması karar alınmasına bağlı suçlardır. Bu tür suçlar, milletvekili ve bakanların geçici yasama dokunulmazlıkları kapsamına giren suçlardır.

Velhasıl kelam kovuşturmanın kamusallığı, “şahsi dava” olarak nitelendirilen ceza davalarına yer vermeyen, kovuşturmanın kamu tarafından yürütülmesini kabul eden ve ülkemiz ceza yargılamalarına temel teşkil eden ilkedir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close