Kamu Hukuku

Gözaltı

Ceza Muhakemesinde Gözaltına Alma Koruma Tedbiri

Gözaltı, suç şüphesine istinaden yakalanan kişinin, suçu işlediğine dair emarelerin varlığı halinde, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ve soruşturmanın tamamlanması gayesiyle, soruşturmanın yürütülmesi açısından zorunlu olması halinde kolluk tarafından belirli bir süre özgürlüğünden alıkonulmasını ifade etmektedir.

GÖZALTINA ALMA SÜRECİ

Daha önce kaleme aldığım ”Yakalama” başlıklı yazımda belirttiğim üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu 90 ıncı maddesi hükmünce ”yakalama” koruma tedbirine tabi tutulan kimse, kolluk tarafından hukuka uygun bir şekilde alıkonulmaktadır. Yakalama işlemini takiben kolluk, Ceza Muhakemesi Kanunu 90 ıncı maddesi beşinci fıkrası hükmünce, yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet Savcısına bilgi vermek ve Cumhuriyet Savcısının emri doğrultusunda işlem yapmakla yükümlüdür.

CMK 91 inci maddesi ilk fıkrası hükmünce, tarafına yakalama hususunda bilgilendirme yapılan Cumhuriyet Savcısı, ilgili kimsenin gözaltına alınması yahut serbest bırakılması hususunda karar verecektir. Kararın öncesinde kolluk tarafından, yakalanan kimsenin huzuruna getirilmesini isteyebilecektir. Ancak kararın verilmesi kapsamında yakalananın, Cumhuriyet Savcısının huzuruna çıkarılması şartı yoktur. Yani Cumhuriyet Savcısı, yakalanan kimse huzuruna çıkarılmadan gözaltı kararı yahut serbest bırakma kararı alabilecektir. Bu kapsamda gözaltı süreci, yakalamanın otomatik bir sonucu değil, savcının kararı ile özgürlüğü kısıtlayan, yakalama sonrası süreci ifade etmektedir.

Kural olarak gözaltı kararı verme yetkisi savcıya tanınmıştır. Bununla birlikte 6638 sayılı Kanun bu kurala ilginç bir istisna getirmiştir. Düzenlemeye göre;

Suçüstü halleriyle sınırlı olmak kaydıyla, kişi hakkında kanunda belirtilen kimi suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından 24 saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda 48 saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilir.

GÖZALTINA ALMA ŞARTLARI

Hukukta temel olan kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının korunmasıdır. Bu sebeple, gerek CMK 91 inci madde ikinci fıkrasında, gerek maddenin gerekçesinde gerekse diğer mevzuat hükümlerinde belirtildiği üzere, C. Savcısının gözaltına alma yönünde kararı, gözaltına alma tedbirinin, soruşturmanın devamı yönünden zorunlu olması ve ilgilinin suçu işlediğine yönelik emarelerin mevcudiyeti şartlarına bağlıdır. Söz konusu koşulların birlikte varlığı olmaksızın verilen gözaltı kararı, hukuken olanaksızdır.

Soruşturma Yönünden Zorunlu Olması

Gözaltına almanın soruşturma yönünden zorunlu olması, yapılmadığı taktirde soruşturmanın hiç yapılamayacak veya yapılsa dahi maddi gerçeğin ortaya çıkarılamayacak olmasını ifade etmektedir.

Kişinin Suçu İşlediğine Dair Emarelerin Varlığı

Kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin bulunması, suçu genel hatları ile ortaya koyabilecek delillerin bulunmasını ifade etmektedir. Kanun koyucu emare (belirti) kavramını kullanmıştır. Emare, bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey anlamına gelmektedir ve ceza muhakemesinde de dolaylı delil sınıflandırmasında yer almaktadır.

GÖZALTI SÜRESİ

Gözaltı süresi, yakalama anından başlayarak, ilgilinin serbest bırakılması yahut mahkeme kararı ile tutuklanması arasındaki süreyi kapsamaktadır.

Gözaltı ve yakalama, hakim kararı olmaksızın kişinin özgürlüğünün kısıtlanması niteliğinde olması sebebiyle, gözaltı süresi C. Savcısının gözaltı kararından itibaren değil, yakalama anından itibaren işlemeye başlayacaktır. Söz konusu düzenlemenin amacı, hakim kararı olmaksızın, bireylerin özgürlüğünün sınırlandırılması sürecinin mümkün olduğunca kısa tutulmak istenmesidir.

Anayasada Gözaltı Süresi

2709 Sayılı Kanun olan Anayasamızın ”Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19 uncu maddesinde, kişilerin hürriyetleri güvence altına alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, söz konusu hürriyetin, kısıtlanacağı yahut daha doğru bir tabirle, kişilerin hürriyetinden yoksun bırakılabileceği haller sayılmıştır.

Maddenin 5 inci fıkrasını incelediğimizde, gözaltı süresinin iki farklı şekilde düzenlendiğini görmekteyiz.

Bireysel suçlarda

Anayasanın 19 uncu maddesi 5 inci fıkrasında bireysel olarak işlenen suçlarda, yakalanan kimsenin en yakın mahkemeye gönderilmesi için zorunlu olan süre dışında 48 saat içerisinde hakim önüne çıkarılacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte fıkranın son hükmünce, olağanüstü hal, sıkı yönetim ve savaş halinde iş bu sürenin uzatılabileceği belirtilmiş, uzatma kapsamında bir üst sınır belirlenmemiştir.

Toplu olarak işlenen suçlarda

Ceza Muhakemesi Kanunu ”tanımlar” başlıklı ikinci maddesince, aralarında iştirak iradesi bulunmasa dahi üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suç, toplu suç olarak nitelendirilmiştir. Anayasanın 19 uncu maddesi 5 inci fıkrasında toplu olarak işlenen suçlarda, yakalanan kimsenin yakalandığı yere en yakın mahkemeye gönderilmesi için zorunlu olan süre hariç  olarak 4 gün içerisinde hakim önüne çıkarılacağı hüküm altına alınmıştır.Bireysel suçlar ile aynı hükme tabi olarak olağanüstü hal, sıkı yönetim ve savaş halinde iş bu sürenin uzatılabileceği belirtilmiş, uzatma kapsamında bir üst sınır belirlenmemiştir.

Ceza Muhakemesi Kanununda Gözaltı Süresi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 91 inci madde ilk fıkrasında,yakalanan kimsenin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren  yirmi dört saat içerisinde hakim önüne çıkarılacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte, birinci fıkra son hükmünce, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamayacaktır. Bununla birlikte, 91 inci maddenin üçüncü fıkrasında, toplu olarak işlenen suçlar için gözaltı süresi hususunda özel bir düzenleme mevcuttur. Bu kapsamda;

Bireysel suçlarda

CMK 91 inci maddesi ilk fıkrası hükmünce,  Yakalanan kişi, serbest bırakılmadığı takdirde yakalama yerine en yakın sulh ceza hâkimine gönderilmesi için zorunlu yol süresi hariç, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorguya çekilmelidir. Yakalama yerine en yakın önüne çıkarılması için zorunlu yol süresi on iki saatten fazla olamaz.

Toplu olarak işlenen suçlarda

Yukarıda da belirttiğim üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu ”tanımlar” başlıklı ikinci maddesince, aralarında iştirak iradesi bulunmasa dahi üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suç, toplu suç olarak nitelendirilmiştir. Toplu olarak işlenen suçlarda delillerin toplanmasındaki zorluk veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle cumhuriyet savcısına bu sürenin dört güne kadar uzatılması için yazılı emir verme yetkisi tanınmıştır. Cumhuriyet savcısı, söz konusu uzatmayı bir defada değil, her defasında birer günü geçmemek üzere verebilecektir.

Sıkıyönetim Kanununda Gözaltı Süresi

1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu 15 inci maddesi son fıkrası hükmünce, sıkıyönetim kanununun uygulama alanına giren suçlarda yakalanarak gözaltına alınan kişiler, sıkıyönetim komutanı tarafından, hâkim önüne çıkarmadan onbeş gün süreyle gözaltında tutulabilir. Ancak delillerin tespitinin uzun sürmesi halinde, şüpheli bu süreler içerisinde hâkim önüne çıkarılamadıysa, soruşturmanın bitiminde ve en geç 30 gün içinde yetkili hâkim önüne çıkarılmalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Gözaltı Süresi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 5 inci maddesinde bireylerin hürriyeti güvence altına alınmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında, yakalanan veya tutulan herkesin derhal bir yargıç veya yasayla adli görev yapmaya yetkili kılınmış sair bir kamu görevlisinin önüne çıkarılması zorunlu tutulmuş,  bu kişinin makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkına sahip olacağı hüküm altına alınmıştır.

AİHM, birçok kararında şüphelinin uzun süre hâkim önüne çıkarılmadan gözaltında tutulmaları nedeniyle Türkiye’ yi tazminata mahkûm etmiştir.

Örnek Karar: AİHM’ nin 22.06.2006 tarihli kararı; (başvuru no: 11804/02)

Son olarak belirtmek isterim ki, Avrupa Birliğine uyum amacıyla mevzuatta, gözaltı süresinde değişiklik yapılsa da sıkı yönetim kanunda öngörülen gözaltı süresinin AİHS ile bağdaşması mümkün değildir.

gözaltı nedir?

GÖZALTI KARARI SONUCUNDA YAPILACAK İŞLEMLER

Hekim Kontrolü

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği 9 uncu maddesi uyarınca, gözaltına alınacak olan kişi, hekim kontrolünden geçirilerek, sağlık durumu belirlenmektedir.

Hekim kontrolünün amacı

Yönetmelik 9 uncu maddesi uyarınca zorunlu tutulan hekim kontrolü uygulamasının öncelikli amacı, gözaltına alınan kişinin, yakalama sırasında vücutta meydana gelen deformasyonların belirlenmesidir. Bu rapor, ileride meydana gelebilecek işkence ve kötü muamele iddialarına ışık tutacaktır.

Bununla birlikte, kişinin gözaltına alma koruma tedbirine tabi tutulmasını etkileyecek hastalıkların tespiti gayesi de bulunmaktadır.

Hekim kontrolünün uygulandığı süreçler
  • Kişinin gözaltına alınması, gözaltı süresinin uzatılması, yerinin değiştirilmesi, serbest bırakılması ve adli mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce, sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilecektir.
  • Gözaltına alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılacaktır.
Hekim kontrolünün usulü
  • Gözaltına alınan kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlisi ile bu kişiyi tıbbî muayeneye götüren kolluk görevlisinin farklı olması zorunludur. Ancak personel yetersizliği sebebiyle farklı kolluk görevlisinin bulunmaması hâlinde bu durum belgelendirilecektir
  • Hekim raporu üç nüsha hâlinde düzenlenir. Kolluk görevlileri tarafından, hekim raporunu verecek birime, yakalananın nezarethaneye giriş raporu mu, yoksa çıkış raporu için mi getirildiği yazılı olarak bildirilir.
  • Yakalama veya nezarethaneye giriş raporunun bir kopyası, raporu tanzim eden sağlık kuruluşunda saklanır, ikinci nüshası gözaltına alınana, üçüncü nüsha ise soruşturma dosyasına eklenmek üzere ilgili kolluk görevlisine verilir.
  • Gözaltı süresinin uzatılması veya yer değişikliği ya da nezarethaneden çıkış sırasında düzenlenen hekim raporlarından; bir nüshası sağlık kuruluşunda saklanır, iki nüshası ise raporu düzenleyen sağlık kuruluşunca kapalı ve mühürlü bir zarf içerisinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına en seri şekilde gönderilir. Bunlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilir, bir nüshası ise soruşturma dosyasına eklenir. Bu raporların düzenlenmesinde ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci maddesinde belirtilen gizlilik kurallarına uyulur ve bu amaçla gerekli tedbirler ilgili sağlık kuruluşunca alınır.
  • Hekim muayene esnasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 94 üncü maddesinde belirtilen işkence, 95 inci maddesinde belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence ve 96 ncı maddesinde belirtilen eziyet suçlarının işlendiği yolunda herhangi bir bulguya rastlaması hâlinde, keyfiyeti derhâl Cumhuriyet savcısına bildirir. Bu durumda Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 7 ve 8 inci maddesine göre işlem yapılır.
  • Hekim ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, hekim kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına alınan kişinin talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında gecikmeye neden olmamak kaydıyla hazır bulunabilir.
  • Kadının muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır. Muayene edilecek kadının talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması halinde, muayene sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir kadın personelin bulundurulmasına özen gösterilir.

Güvenlik Araması

YGİY 10 uncu maddesi hükmünce, gözaltı birimine getirilen kişi güvenlik aramasına tabi tutulacaktır.

Arama ile kişi, kendisine zarar verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden arındırılır. Üzerinden alınan eşya ve para muhafaza altına alınır. Muhafaza altına alınan eşyalar kapsamında tutanak düzenlenir ve üstü aranan kişiye  verilir.

Nezarethaneye Alınma

YGİY 11 inci maddesi hükmünce, gözaltına alınan kişiler, nezarethaneye alınanlar defterine kaydolunurlar. Cumhuriyet savcıları, adli görevleri gereği gözaltına alınan kişilerin bulunduruldukları nezarethaneleri ve ifade alma odalarını denetleyerek sonucu nezarethaneye alınanlar defterine kaydeder.

  • Nezarethanede aynı suçla ilgisi olanlar, birbirine hasım olanlar erkek ve kadınlar bir araya konulamazlar ve çocuklar ile yetişkinler ayrı tutulurlar.
  • Zorunlu haller dışında nezarethanede beşten fazla kişi bir arada bulunamaz.
  • Gözaltına alınanın zorunlu ihtiyaçları, görevli memurun gözetiminde sağlanır.
  • Yiyecek ve içecekler önceden kontrol edilir.
  • Gözaltına alınan kişinin saldırgan tutum sergilediği hallerde öncelikle söz ile müdahale edilir. Kontrol altına alınamaması halinde orantılı kuvvet uygulanabilir.
    Ancak zorunlu olmadıkça ve kendisinin yahut başkasının hayatı, vücut bütünlüğü veya sağlığı tehlikeye girmedikçe kuvvet kullanılamaz.
    Saldırgan tutum ve davranışları kontrol altına alınamayan kişiler tıbbi müdahalede bulunulması için sağlık kuruluşlarına gönderilir.
  • Gözaltındaki kişinin beslenme, nakil, sağlığının korunması ve gerektiğinde tedavisi, yakalandığının yakınlarına haber verilmesi giderleri ilgili birimin bağlı olduğu Bakanlığın bütçe ödeneklerinden karşılanır.

Sorgu

Ceza Muhakemesi Kanunu 91 inci maddesi 6 ıncı fıkrası hükmünce, gözaltına alınan kişi bırakılmaz ise, en geç kanunda öngörülen süreler sonunda sulh ceza hakimi önüne çıkarılıp sorguya çekilmek zorundadır.

Yetkili hakim
  • Soruşturma evresinde yetkili hakim, en yakın sulh ceza hakimidir.
  • Kovuşturma evresinde yetkili hakim, yetkili mahkemedir.
Sorgunun usulü
  1. Kişinin kimliği saptanır.
  2. Kendine yüklenen suç anlatılır.
  3. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
  4. Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
  5. Sorgu bir tutanağa bağlanır.
Sorgunun sonucu

GÖZALTI KARARINA İTİRAZ

CMK 91 inci maddesi 5 inci fıkrası hükmünce, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı itiraza yetkili kimseler hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.

İtiraza yetkili kişiler

  • Gözaltına alınan kişi
  • Gözaltına alınan kişinin müdafiisi
  • Gözaltına alınanın kanuni temsilcisi
  • Gözaltına alınanın eşi
  • Gözaltına alınanın birinci veya ikinci derecede kan hısımları

İtirazın değerlendirilmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu 91 inci maddesi 5 inci fıkrası hükmünce, sulh ceza hakimi, başvuru üzerine, evrak üzerinde inceleme yaparak en geç yirmi dört saat içinde karar verir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Close