Diğer

O. J. Simpson Davası

Bir katil serbest mi kaldı?

Çıplak silah serisinden de hatırlayabileceğiz üzere, O.J. Simpson Amerikalı eski bir futbol oyuncusudur. Ancak bu makaleye konu olmasının sebebi, ne yazık ki futbol yeteneği değil 1994 senesinde Amerikan hukuk tarihinin en medyatik davasının, sanığı konumunda olmasıdır. Davada Orenthal James Simpson, kendisinden 12 yaş küçük eski karısı Nicole Simpson ve onun sevgilisi olduğunu düşündüğü garsonluk yapan Ronald Goldman’ı, ‘boğazlarını keserek’ öldürmekle suçlanmıştır. Haftalar süren duruşmalar Amerika Birleşik Devletlerinin CNN kanalında canlı olarak yayınlanmış, bu yayınlarla CNN reyting rekorları kırmıştır. Bu dava Amerikada yaşayan siyahilerle beyazları karşı karşıya getirmiştir.

Orethal James Simpson, 1947 yılında San Fransisco’da doğmuş, iki yaşında yakalandığı raşitizm hastalığı dolayısıyla beş yaşına kadar en az günde birkaç saat demirle birbirine bağlı bir çift ayakkabı giymek zorunda kalmıştır.

1952’de ebeveynlerinin boşanması üzerine, annesi ve üç kardeşi ile birlikte, çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği Portrero Mahallesine taşınmıştır. İkamet ettiği yerdeki birçok genç gibi, Simpson da sokak çetesi üyesi olmuştur. Ancak Simpson’un çevresindeki diğer gençlerden farkı, Amerikan Futbolundaki yeteneğidir.

O. J. SimpsonGalileo Lisesi’nde yıldızı parlamaya başlayan Simpson, Fransisco Şehir Koleji’nde bir sezon oynadıktan sonra, USC Trojans Üniversitesi’nden burs kazanmış, burada futbol tarihinin en efsanevi kariyerlerinden birine imza atmıştır. 1967 – 1968 yıllarında, Amerikan Futbolunda üniversite seviyesindeki en büyük bireysel onur olan Heisman Ödülü başta olmak üzere birçok ödül kazanmış ve 1968 NFL Draft döneminde Buffolo Bills tarafından ilk turdan seçilmiştir.

1967’de evlendiği ilk eşiyle 12 yıl evli kalan Simpson’ın, bu birliktelikten üç çocuğu olmuştur. Ancak 1977 yılında bir gece kulübünde tanıştığı Nicole Brown ile henüz evliliği sona ermeden başlayan ilişkisi birçok şeyi değiştirmiş, 1985’te Nicole ile evlenen O.J.’in ikinci eşinden iki çocuğu olmuştur. Buna karşın aile içinde yaşanan problemler dolayısıyla Nicole, 1992’de boşanma davası açmıştır.

12 Haziran 1994 akşamı, Şükrü Boztepe isimli bir Türk, O. J. Simpson’ın eski eşi Nicole ile arkadaşı Ron Goldman‘ın cesedini bulmuş, olay yerine gelen polisler buldukları kanlı eldivenin diğer tekini ve üzerinde Nicole’ün kanı bulunan bir havluyu O. J. Simpson’ın evinde bulmuştur. Savcılık kararı sonucu 17 Haziranda teslim olması beklenen Simpson ortadan kaybolmuş, akabinde bir telefon görüşmesinden yola çıkarak Simpson’ın yeri tespit edilmiş ve polis kovalamacası başlamıştır. Canlı yayın ile televizyonda yayınlanan bu kovalamaca, kısa sürede 90 milyon izleyiciye sahip olmuştur. Bir süre devam eden polis kovalamacasının ardından, O. J. Simpson teslim olmuş ve asrın yargılaması başlamıştır.

Yakalanıp tutuklanan O.J. Simpson ilk duruşmaya aralarında Robert Kardashian’ın da bulunduğu 20 avukatla çıkmıştır. Davada görev alan 10’u kadın 2’si erkek juri üyeleri, öncesinde 250 juri üyesi adayı ile yapılan 300 soruluk anket neticesinde belirlenmiştir. Üyelerin 9’u zenci, 1’i Meksika kökenli, 2’si beyazdır.

Yargılamadan çok “reality show”a dönüşen, daha doğru bir ifade ile “Suçlu mu, suçsuz mu?” tartışmasından çok siyah-beyaz savaşına dönen bu dava, Amerika’yı ikiye bölmüş, siyahiler O. J. aleyhinde ortaya atılan hiçbir kanıtı görmek istemezken, beyazların önemli bir bölümü, belki USC mezunlarının ya da Buffalo Bills ve NFL hayranlarının bir kısmı hariç, ortaya koyulan kanıtları gördükten ve şahitleri dinledikten sonra Simpson’ın katil olduğunu dillendirmeye başlamıştır. Canlı yayın ile yayınlanan dava duruşmaları, açıklanan verilere göre 141 milyon izleyici bulmuştur.

Simpson, Nicole, Goldman

Detaylandırılmaya kalkışılsa değil bir makale, bir kitaba dahi sığdırılamayacak dava sürecini (Mahkeme tutanakları 50.000 sayfa civarındadır.) atlayarak dava sonucunu belirtmek gerekirse; O. J. Simpson; cinayet yerinde kan örneklerine rastlanmasına, evinde ve arabasında da Nicole’un kan örneklerinin bulunmasına rağmen masum bulunmuştur. Beraat kararına tesir eden en büyük etkenlerden biri, delilleri toplayan polis memuru Fuhrman‘ın, siyahlara yönelik bir aşağılama biçimi olan “nigger” sözcüğünü de ‘meslektaşlarına dahil’ sık kullanan, Hitler hayranı bir zenci düşmanı olması iddiasıdır.

Dünya’daki milyonlarca siyahinin sevinç çığlıklarıyla kutladığı O. J. Simpson beraat kararından iki yıl sonra, ölen kişilerin ailelerinin açtığı tazminat davası ise, O. J. Simpson aleyhine bu kez çoğunluğu beyazlardan oluşan bir jüri tarafından, 33.5 milyon dolar tazminat mahkumiyeti ile sonuçlanmıştır.

Davaya dahil olan savcıdan polislere, ölenlerin ailelerinden jüri üyelerine, davaya karışan herkes bir kitap yazmış, televizyon programları yapmıştır. O.J. Simpson’un “Ben yapmış olsaydım” (If I did it) adlı kitabı ise, dönemde kamuoyunun baskısı yüzünden dağıtılmamıştır, buna karşın günümüzde ulaşmak mümkündür.

Hukukçu kimliğim dolayısıyla, bu mecrada mahkeme kararının doğruluğunun tartışılmasını uygun bulmamakla birlikte, masumiyet karinesinin katı bir şekilde uygulandığı bu davanın hukuk literatürüne geçtiğini söyleyebilirim.

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close