Diğer

Adli Yardım Nedir?

Mevzuat ışığında adli yardım müessesesi

Dava açmak, çoğu zaman gerekli harç ve giderlerin ödenmesi koşuluna tabidir. Şu halde kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan bir kişinin, gerekli harç ve giderlerini sağlayamaması nedeniyle, aslında haklı olduğu bir davayı açamaması ve özellikle bir avukattan hukuki yardım alamaması nedeniyle açmış olduğu bir davayı kaybetmesi veya kendisine karşı açılan bir davayı, gerekli giderleri karşılayamaması yahut bir avukattan hukuki yardım alamaması dolayısıyla davayı gereği gibi takip edememesi ve aslında haklı olduğu bir davayı kaybetmesi teorik olarak mümkündür. Söz konusu durum, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen “hak arama hürriyeti” ile bağdaşmamaktadır. Bu kapsamda mevzuatımızda, adli yardım müessesesi kabul edilmiştir.

Adli yardıma ilişkin Adalet Bakanlığı Adli Yardım web sayfasını inceleyebilirsiniz.

Adli yardım kurumu, adil yargılanma hakkının güvencesi olup, hak arama özgürlüğünde eşitlik yaratmayı amaçlamaktadır. Sosyal devlet ve hukuk devleti ilkelerinin gereği olarak devlet, hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağlamak üzere gerekli mekanizmaları oluşturmak zorunda olup adli yardım kurumu da, bu ilkeleri yaşama geçirmek amacıyla oluşturulmuştur.

Yargılama yahut takip giderlerini ya da avukatlık hizmetine ilişkin giderleri kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şartıyla adli yardımdan yararlanabilirler. Bu noktada adli yardım hususunun avukatlık hizmetini kapsayan ve yargılamanın maddi külfetlerinden muaf tutulmayı sağlayan iki unsuru olduğu karşımıza çıkmaktadır.

Adli Yardım müessesesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Adli Yardım Başlıklı İkinci Bölümünde ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu Adli Müzaharet başlıklı Onikinci Kısımda, ayrıca ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir.

Davanın gerektirdiği maddi külfetlerden muaf tutulmaya ilişkin Adli Yardım talebi (mevzuat hükmünce avukatlık hizmetini de kapsamaktadır) davanın açılacağı veya aleyhine dava açılan mahkemeye yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Avukatlık hizmetini kapsayan adli yardım hizmeti ise, baro merkezlerinde, baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülmektedir.

Dava Harç ve Giderlerine İlişkin Adli Yardım

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İkinci Bölüm, Adli Yardım başlığı altında, 334 ve devamı maddeleri hükmünce,  gereken yargılama giderlerini kısmen yahut tamamen ödeme gücünden yoksun olanlar;

  1. Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet.
  2. Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet.
  3. Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.
  4. Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini hususlarında adli yardıma başvurabilecektir.

Adli yardım talebi, ilk derece mahkemelerinde asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeye, kanun yollarına başvuruda bölge adliye mahkemesi yahut yargıtaya,  icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesine yapılır. Söz konusu talep ile başvuran mahkemeye;

  • İddiasının özeti,
  • İddiasını dayandıracağı delilleri,
  • Yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri sunar.

Yapılan adli yardım talebi, duruşma yapılması yönünde talep olmadığı takdirde, mahkemece duruşmasız olarak incelenebilir.

Yapılan başvuru üzerine mahkeme, adli yardım için gerekli şartların oluşup oluşmadığına yani talepte bulunan kişinin gerek maddi durum gerekse diğer şartlar yönüyle adli yardımdan yararlanma hakkı bulunup bulunmadığına bakarak, adli yardım talebini kısmen yahut tamamen kabul eder veya reddeder.

Adli Yardım Talep Dilekçesi

adli yardım talebi

Adli yardım talebinin mahkeme tarafından reddi halinde, red kararının tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde aynı mahkemeye dilekçe ile itiraz edilebilir. Adli yardım talebinin mahkemece kabulü halinde ise, adli yardım kararı devam ettiği sürece kişi kısmen veya tamamen dava harç ve giderleri ile avans ödemez. Ancak adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz.

Adli yardımdan yararlanan kişinin ödemekten muaf tutulduğu dava giderleri aslen dava sonuçlanıp karar kesinleşene kadar ertelenmiş yargılama giderleri niteliğindedir. Dava sonucunda adli yardım talebinde bulunan kişi, iddialarında haklı bulunur ve davayı kazanırsa, bu durumda ertelenmiş olan ilgili giderler ile Devletçe ödenen avanslar davayı kaybeden karşı taraftan tahsil edilir. Buna karşın adli yardım hakkından yararlanan kişi, dava sonucunda haksız bulunur ve davayı kaybederse, bu durumda adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar kendisinden tahsil edilir.

Avukatlık Hizmetine İlişkin Adli Yardım

Her ne kadar ilgililer, mahkemelerden adli yardım kapsamında tarafına avukat görevlendirilmesi isteminde bulunabiliyor olsa da, aynı zamanda bulunduğu yerdeki Baro Başkanlığından veya Baro Adli Yardım Bürosundan adli yardım kapsamında kendisi için avukat görevlendirilmesini isteyebilirler. Bağlı bulunulan baroya ve ilgili adli yardım bürosuna ilişkin bilgilerin Barolar Birliği – Barolar sayfasından edinilmesi mümkündür.

Avukatlık hizmetine ilişkin adli yardım hususu, yukarıda açıklandığı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine ek olarak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, Onikinci Kısım, “Adli Müzaharet” başlığı altında 176 ve devamı maddeleri ile ilgili yönetmelikte de düzenleme alanı bulmuştur.

Düzenlemelere göre adli yardım müessesesi ile, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara Avukatlık Kanunu’nda yazılı avukatlık hizmetleri sağlanmaktadır.

Avukatlık hizmetine ilişkin adli yardım talebi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır. İstek sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır.

Adli yardım isteminin kabulü halinde, durum bir tutanakla tespit edilir. İstem sahibinden, işin sonunda maddi bir yarar elde etmesi halinde, avukata ödenen para ile elde edilecek maddi yararın %5’ini baroya ödeyeceğine; adli yardım isteminin haksız olduğunun sonradan anlaşılması halinde, görevlendirilen avukata ödenen ücretin iki katı ve yapılmış masrafları yasal faizleri ile geri vereceğine ilişkin taahhütname alınır.

Vekaletname masrafı adli yardım faslından ödenebilir.

Yargılama giderlerini karşılayamayacaklar için ilgili mevzuat hükmü gereğince adli müzaheret talebinde bulunulur. Bu talebin reddi halinde ilgilisi, avukatlık ücreti dışındaki diğer yargılama giderlerini karşılamak durumundadır. Aksi halde, adli yardım istemi reddedilebilir.

Ancak, yargılama giderlerinin karşılanamayacağının açıkça anlaşılması ve adli yardım talebinde bulunanın haklılığı açısından kesin veya kuvvetli bir kanı oluşması halinde, adli yardım bürosunun veya adli yardım temsilcisinin önerisi üzerine baro yönetim kurulu kararıyla adli yardım fonundan karşılanır.

  • Davanın reddi halinde iade olunacak harç, adli yardım fonuna aktarılır.
  • Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürütmek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir. Görev yazısının bir örneği de istem sahibine verilir ve gerekli bilgi, belge ve vekaletname ile birlikte görevlendirilen avukata başvurması istenir. Görevlendirilen avukat, görevlendirme yazısının, işe ve ilgiliye ait bilgi, belge ve vekaletnamenin, adli müzaheret istemi reddedilmiş ise iş için zorunlu masraf avansının kendisine ulaşması ile avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer.
    Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü, istek sahibinin hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınması ile sona erer. Görevlendirilen avukat, bu durumu gecikmeden, kendisini görevlendiren adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirir.
  • Görevlendirmede, avukatların mesleki faaliyet alanlarına ilişkin beyanları dikkate alınır.
  • Görevlendirilen avukat, bu işi yapmaktan haklı bir neden olmaksızın çekinmek isterse, görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, o işin tarifede belirlenen ücretini baroya ödeyerek görevden çekilebilir.
  • Görevlendirilen avukat, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre işi sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür. Bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra takipleri veya benzeri hukuksal işlemler, görev konusu iş kapsamında kabul edilmez.
  • Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, görevlendirilen avukatın hizmeti yerine getirmesi ile ilgili aşamaları izler. Avukat, işin hangi aşamasında olursa olsun, kendisinden istenen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Hizmetin sonunda da, bu konudaki raporunu ve hizmetin sona erdiğini gösterir belgeleri adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine iletir.
Adli yardım kapsamında görevlendirilen avukat, baro tarafından görevlendirilmesi halinde, ücretini avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden görevlendirme yapan barodan; mahkeme tarafından görevlendirilmesi halinde, ücretini avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hazineden alır.
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makeleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dikkatinizi Çekebilir!

Close
Close
Close